Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/32203 K.2018/20654
Özet: Uyuşmazlık, sanığın iki kişiyle yüz yüze konuşurken hakaret ve tehdit içeren sözler söylemesi nedeniyle cezai işlem açılmasıydı. Mahkeme, suçun tespitinde eksiklikler bulunca kararını bozdu ve dosyayı esas/hüküm mahkemesine kararı ve süreci yeniden incelemek üzere yolladı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri uygulanması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sözlerin iki müştekinin yüzüne karşı söylendiği olayda; müştekilerden birinin tehditten bahsetmeyip sadece hakaretten söz ettiği; olayın tanığının ise tehdit sözlerinin tümüyle ilgili değil bir kısmıyla ilgili duyumunu dile getirdiği ve soruşturma aşamasında, duyduğu sözlerin geleceğe yönelik söylemle ve tehditle ilgili olduğu yönünde anlatımda bulunurken, kovuşturma aşamasında ise, geniş zaman ifade eden "ederim" sözcüğünün kullanıldığını söylediği, ve bu sözün bütün halinde hakaret suçunu oluşturabileceğinin anlaşılması karşısında, tanığın ifadeleri arasındaki fark giderilerek, müşteki beyanları ile tanık anlatımı birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulan gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekil karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri uygulanması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sözlerin iki müştekinin yüzüne karşı söylendiği olayda; müştekilerden birinin tehditten bahsetmeyip sadece hakaretten söz ettiği; olayın tanığının ise tehdit sözlerinin tümüyle ilgili değil bir kısmıyla ilgili duyumunu dile getirdiği ve soruşturma aşamasında, duyduğu sözlerin geleceğe yönelik söylemle ve tehditle ilgili olduğu yönünde anlatımda bulunurken, kovuşturma aşamasında ise, geniş zaman ifade eden "ederim" sözcüğünün kullanıldığını söylediği, ve bu sözün bütün halinde hakaret suçunu oluşturabileceğinin anlaşılması karşısında, tanığın ifadeleri arasındaki fark giderilerek, müşteki beyanları ile tanık anlatımı birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulan gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekil karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.