Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/2702 K.2016/11029
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın tehdit suçundan mahkumiyet kararı vermesine rağmen tespit eksikliği nedeniyle 01/06/2016’da kararı bozdu ve dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından dava açıldığı halde bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmekle, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay hakkında bilgileri olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında dinlenen ..., ..., ..., ... ve ...'ın tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve sonucuna göre hüküm kurulması yerine eksik kovuşturmayla mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Suç tarihinde suça konu un fabrikasında sanığın hissesi bulunup bulunmadığı araştırılarak haksız tahrik ve meşru müdafaa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından dava açıldığı halde bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmekle, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay hakkında bilgileri olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında dinlenen ..., ..., ..., ... ve ...'ın tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve sonucuna göre hüküm kurulması yerine eksik kovuşturmayla mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Suç tarihinde suça konu un fabrikasında sanığın hissesi bulunup bulunmadığı araştırılarak haksız tahrik ve meşru müdafaa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.