Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/17436 K.2018/8696
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, mahkemenin tehlikeli eylemlerini “213/1. maddesinin” talimatlarına uygun şekilde değerlendirmemesi nedeniyle 5320 sayılı Kanun ile 325. madde gereğince sorunun yeniden görülmesi talebidir; mahkeme, sanığın yerel mahkeme kararıyla ilgili iptal ve geri bırakma gerekliliğini kabul ederek kararı bozmuş, eylemin yeniden yargılanması için dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Temyize gelmeyen diğer sanık ...’ın savunması ve suçu kabulü, tanık Abdullah Gülay’ın, ...’ın mağdur ...’ın kapısına gidip tekme attığına ve sinkaflı sözler söylediğine dair beyanı, müştekilerle ağız münakaşasının aniden gelişen olay üzerine gerçekleşmesi karşısında, sanığın diğer sanıkla irade birliği içerisinde olmadığı, müştekiyi tek başına ölümle tehdit ettiği ve eyleminin TCK’nın 106/1. maddenin 1. cümlesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın, mağdur ... ile kendi evi arasında otuz metre mesafe olup, onbeş gündür mağdurun, kendi arazisinden çıkardığı toprakların bir kısmının ikametinin sınırlarını geçtiği, olay tarihinde de evlerinin önüne toprak dökülmesi nedeniyle arabalarını park edemediklerine dair savunması karşısında, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 3-TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının belirtilmemesi, 4-Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma kararının CMUK'nın 325. maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...’a sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Temyize gelmeyen diğer sanık ...’ın savunması ve suçu kabulü, tanık Abdullah Gülay’ın, ...’ın mağdur ...’ın kapısına gidip tekme attığına ve sinkaflı sözler söylediğine dair beyanı, müştekilerle ağız münakaşasının aniden gelişen olay üzerine gerçekleşmesi karşısında, sanığın diğer sanıkla irade birliği içerisinde olmadığı, müştekiyi tek başına ölümle tehdit ettiği ve eyleminin TCK’nın 106/1. maddenin 1. cümlesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın, mağdur ... ile kendi evi arasında otuz metre mesafe olup, onbeş gündür mağdurun, kendi arazisinden çıkardığı toprakların bir kısmının ikametinin sınırlarını geçtiği, olay tarihinde de evlerinin önüne toprak dökülmesi nedeniyle arabalarını park edemediklerine dair savunması karşısında, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 3-TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının belirtilmemesi, 4-Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma kararının CMUK'nın 325. maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...’a sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.