Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/11768 K.2016/14280
Özet: Mahkeme, sanığın tehdit yaptığını kabul ederek mahkumiyet kararı vermiş, ancak hukuki eksiklikler nedeniyle bu karar bozularak yargılamanın esas mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma üzerine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Başka nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, müşteki olarak dinlenen ..., ..., ..., ... ve tanık ...'nın sanığın tehditte bulunmadığına, tanık ...'ın ise, tanımadığı bir şahsın ...'ı tehdit ettiğine dair beyanları karşısında, hangi ifadenin hangi nedenle diğerlerine üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması.
2-Kabule göre de;
a-Taraflar arasında tapuda yapacakları bir işlem nedeniyle çıkan tartışmada sanığın söylediği kabul edilen, "biz zorla imzayı alırız, senedi de alırız, imzayı vermeyin de görelim, nasıl olsa vereceksiniz" sözünün TCK'nın 106/1.2. cümlesindeki sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilip tartışılmaması,
b-Sanığın, müşteki tarafında kendilerine saldırıp yaraladığına dair ifadesi karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma üzerine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Başka nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, müşteki olarak dinlenen ..., ..., ..., ... ve tanık ...'nın sanığın tehditte bulunmadığına, tanık ...'ın ise, tanımadığı bir şahsın ...'ı tehdit ettiğine dair beyanları karşısında, hangi ifadenin hangi nedenle diğerlerine üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması.
2-Kabule göre de;
a-Taraflar arasında tapuda yapacakları bir işlem nedeniyle çıkan tartışmada sanığın söylediği kabul edilen, "biz zorla imzayı alırız, senedi de alırız, imzayı vermeyin de görelim, nasıl olsa vereceksiniz" sözünün TCK'nın 106/1.2. cümlesindeki sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilip tartışılmaması,
b-Sanığın, müşteki tarafında kendilerine saldırıp yaraladığına dair ifadesi karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.