Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/35614 K.2016/1406
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, tehdit ve cinsel taciz suçlamalarından düşme kararı vermiş fakat TCK 107/2 maddesine göre şantaj suçu oluşturan ifadeleri bulmuş, temyiz reddi bulunmadan kararın bozulmasını ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, cinsel taciz
HÜKÜMLER: Düşme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 107/2. maddesinde, "kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde..." şantaj suçunun oluşacağına ilişkin düzenleme karşısında, sanığın katılana, "ben senin evli olduğunu biliyorum, seni bir süredir takip ediyorum, evini işyerini biliyorum, senin fotoğraflarını çekiyorum, bu fotoğraflar benim elimde, seninle hayat kurmak istiyorum, benimle görüşmezsen bir kaç güne kadar evine gelirim, fotoğraflarını gösteririm ailen ile görüşürüm, ortalık karışır kötü şeyler olur." şeklinde söylemiş olduğu sözler bir bütün halinde değerlendirildiğinde TCK'nın 107/2. maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasıflandırılmasında hataya düşülerek tehdit ve cinsel taciz suçlarından şikayet yokluğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, cinsel taciz
HÜKÜMLER: Düşme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 107/2. maddesinde, "kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde..." şantaj suçunun oluşacağına ilişkin düzenleme karşısında, sanığın katılana, "ben senin evli olduğunu biliyorum, seni bir süredir takip ediyorum, evini işyerini biliyorum, senin fotoğraflarını çekiyorum, bu fotoğraflar benim elimde, seninle hayat kurmak istiyorum, benimle görüşmezsen bir kaç güne kadar evine gelirim, fotoğraflarını gösteririm ailen ile görüşürüm, ortalık karışır kötü şeyler olur." şeklinde söylemiş olduğu sözler bir bütün halinde değerlendirildiğinde TCK'nın 107/2. maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasıflandırılmasında hataya düşülerek tehdit ve cinsel taciz suçlarından şikayet yokluğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.