Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/2768 K.2014/35795
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın tehdit ve hakaret suçlarından dolayı yargılandığı ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin yeterince incelenmediği iddiasıdır. Mahkeme, temyiz kararını bozarak 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle sanığa hapis cezası ve maddi‑manevi zarar tazminatı ödeyen yeni bir hüküm koymuştur.
Tebliğname No: 4 - 2010/334296
MAHKEMESİ: İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 23/06/2010
NUMARASI: 2009/1445 (E) ve 2010/967 (K)
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık A.. Ç..'ın, katılanın beyanlarını doğrulamasına karşın, savunma tanığı M.. A..'ın, duruşmadaki yeminli ifadesinde, sanığın atılı suçları işlemediğini belirtmesi, soruşturma aşamasındaki ifadesinde de, olay günü duruşma çıkışında katılanın sanığa hitaben, “senle daha işimiz bitmedi” şeklinde söz söylediğine dair anlatımda bulunması karşısında, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve tanık M.. A..'ın soruşturma aşamasındaki beyanı nazara alınarak, sanık hakkında, tehdit suçu yönünden TCK'nın 29, hakaret suçu bakımından da aynı Kanunun 129. maddesinin uygulanıp uygulamayacağı değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrasıyla, CMK'nın 231/5. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alındığında ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında tayin olunan hapis cezalarının, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak ertelenmesi, atılı suçlardan dolayı giderilmesi gereken maddi bir zararın oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmemesi,
b) Hakaret suçunun işlendiği yer itibariyle aleniyet öğesinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık C.. B..'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından (hakaret suçu yönünden) 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 23/06/2010
NUMARASI: 2009/1445 (E) ve 2010/967 (K)
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık A.. Ç..'ın, katılanın beyanlarını doğrulamasına karşın, savunma tanığı M.. A..'ın, duruşmadaki yeminli ifadesinde, sanığın atılı suçları işlemediğini belirtmesi, soruşturma aşamasındaki ifadesinde de, olay günü duruşma çıkışında katılanın sanığa hitaben, “senle daha işimiz bitmedi” şeklinde söz söylediğine dair anlatımda bulunması karşısında, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve tanık M.. A..'ın soruşturma aşamasındaki beyanı nazara alınarak, sanık hakkında, tehdit suçu yönünden TCK'nın 29, hakaret suçu bakımından da aynı Kanunun 129. maddesinin uygulanıp uygulamayacağı değerlendirilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrasıyla, CMK'nın 231/5. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alındığında ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında tayin olunan hapis cezalarının, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak ertelenmesi, atılı suçlardan dolayı giderilmesi gereken maddi bir zararın oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmemesi,
b) Hakaret suçunun işlendiği yer itibariyle aleniyet öğesinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık C.. B..'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından (hakaret suçu yönünden) 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.