Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/23744 K.2013/26010
Özet: (1) Müşteki, sol bacağı ve ensesinden yaralanan şahısları belirterek 04.07.2010 tarihli ifadesinde sanıkların kim olduğunu ifade etmiş; (2) Mahkeme, sanıkların bu ifadelerle suçlanmasına gerek bulmadığı için kararını bozmuş ve dosyayı esas mahkemeye göndererek yargılamanın yeniden başlatılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyiz dilekçesinin içeriğinden hükümlerin sanık sıfatıyla temyiz edildiği kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müşteki ...'ın 04.07.2010 tarihli emniyette verdiği ifadesinde, kendisini sol bacağından ve ensesinden yaralayan şahısların ... ve ... olduğunu, 12.08.2010 tarihli savcılıkta alınan ifadesinde ise kendisini boynundan ve ensesinden yaralayan şahısları karakolda teşhis ettiğini belirtmesi ve 04.07.2010 tarihli teşhis tutanağı ile 07.07.2010 tarihli adli rapor içeriği karşısında, sanık ... hakkında bıçakla kasten yaralama suçuna ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ...'nin aşamalardaki, aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı sanıkların babası olan ...'e ait gayrimenkulleri gereği gibi teslim etmemesinden dolayı sanıklar ile aralarında husumet bulunduğuna ilişkin beyanı ile müşteki ...'ın aşamalardaki, sanıklar ile katılan ... arasında meydana gelen kavgayı ayırmak için olay yerine vardığında, sanıklardan birine yumrukla vurarak yere düşürmesi üzerine, sanıklarında kendisine vurduğuna ilişkin beyanı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyiz dilekçesinin içeriğinden hükümlerin sanık sıfatıyla temyiz edildiği kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müşteki ...'ın 04.07.2010 tarihli emniyette verdiği ifadesinde, kendisini sol bacağından ve ensesinden yaralayan şahısların ... ve ... olduğunu, 12.08.2010 tarihli savcılıkta alınan ifadesinde ise kendisini boynundan ve ensesinden yaralayan şahısları karakolda teşhis ettiğini belirtmesi ve 04.07.2010 tarihli teşhis tutanağı ile 07.07.2010 tarihli adli rapor içeriği karşısında, sanık ... hakkında bıçakla kasten yaralama suçuna ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ...'nin aşamalardaki, aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı sanıkların babası olan ...'e ait gayrimenkulleri gereği gibi teslim etmemesinden dolayı sanıklar ile aralarında husumet bulunduğuna ilişkin beyanı ile müşteki ...'ın aşamalardaki, sanıklar ile katılan ... arasında meydana gelen kavgayı ayırmak için olay yerine vardığında, sanıklardan birine yumrukla vurarak yere düşürmesi üzerine, sanıklarında kendisine vurduğuna ilişkin beyanı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.