Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/2356 K.2014/16587
Özet: Uyuşmazlık konusu, Fatih Belediye Başkanı’na yönelik sanığın “yazıklar olsun senin gibi Başkan” şeklinde söylediği sözlerin hakaret suçu oluşturup oluşturmadığıdır. Mahkeme, bu sözlerin eleştiri niteliğinde olup onur, şeref ve saygınlığı rencide etmediğini belirterek kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
Tebliğname No: 2 - 2011/365531
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 12/07/2011
NUMARASI: 2011/378 (E) ve 2011/1637 (K)
SUÇ: Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın, Fatih Belediye Başkanı olan müştekiye, işyerine yaptığı davetine icabet etmemesi üzerine söylediği kabul edilen, “yazıklar olsun senin gibi Başkana, söz vermiştin, senin söz ve namus anlayışın bu mu” şeklindeki sözlerinin, eleştiri ve sitem niteliğinde olup mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği düşünülmeyerek, TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık S.. K..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 12/07/2011
NUMARASI: 2011/378 (E) ve 2011/1637 (K)
SUÇ: Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın, Fatih Belediye Başkanı olan müştekiye, işyerine yaptığı davetine icabet etmemesi üzerine söylediği kabul edilen, “yazıklar olsun senin gibi Başkana, söz vermiştin, senin söz ve namus anlayışın bu mu” şeklindeki sözlerinin, eleştiri ve sitem niteliğinde olup mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği düşünülmeyerek, TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık S.. K..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.