‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/2201 K.2013/22073

Esas No: 2013/2201 · Karar No: 2013/22073 · Karar Tarihi: 12.09.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık, hakaret suçundan sanığın adli para cezası ile cezalandırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararının hukuka uygunluğu üzerine kanun yararına bozma isteğiyle ilgiliydi; (2) Yargıtay, sanığın itirazıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldıran mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu kabul ederek, bu kararı bozmaya karar verdi.
Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair Turgutlu I. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2012 tarihli ve 2011/834 esas, 2012/268 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin, (TURGUTLU 2. ASLİYE CEZA) Mahkemesinin 18/05/2012 tarihli ve 2012/154 Değişik İş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 gün ve 299802 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “Sanık tarafından beraat etmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulması üzerine Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aranan şartların sanık hakkında gerçekleştiği, sanık tarafından, beraat etmesi gerektiği yönünde itiraz da bulunulduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik bir itirazın bulunmadığı, mercii Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, şartların varlığı halinde sanık lehine olan durumun sanık aleyhine olacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kaldırılması yönünde karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:
Hakaret suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasında, Turgutlu I. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2012 tarihli tarihli kararı ile, 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara sanığın süresinde itirazı üzerine merci Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın adli sicil kaydının bulunduğu, bu nedenle CMK’nın 231. maddesinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle itiraz yerinde görülerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı, bu karara karşı infaz aşamasında Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını itiraz üzerine inceleyerek kaldıran merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Ancak kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “son karar”, diğer bir ifadeyle CMK’nın 223. maddesinde sayılan “hüküm” değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların CMK’nın 231/6-a bendinde belirtilen kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak kabul edilme imkanı bulunmamaktadır. Bununla birlikte bu ilamlar subjektif koşulun kişilik boyutu itibariyle değerlendirilmesinde mahkemece göz önünde bulundurulabilecektir. Yüz yüzelik ilkesi çerçevesinde yargılama yapan ilk derece mahkemesinin subjektif koşulun değerlendirilmesi bağlamında sanığın kişilik özelliklerini olumlu veya olumsuz bularak vardığı sonuç, takdire ilişkin olduğundan itiraz merciince denetlenemeyecektir.

İnceleme konusu somut olayda; Merci Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına engel olarak kabul edilen ilamın, Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2010 tarihli ve 2010/310 esas, 2010/780 sayılı kararı ile hükmolunan ve CMK’nın 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan ilam olduğu, bu ilamın davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” niteliği bulunmadığından, CMK’nın 231/6-a bendinde belirtilen kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, ayrıca sanığın kişilik özelliklerini olumlu takdir eden ilk derece mahkemesinin bu değerlendirmesinin de merci tarafından denetlenemeyeceği anlaşıldığından, merci Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.

IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak verilen, 18/05/2012 tarihli ve 2012/154 değişik iş sayılı kararın, CMK’nın 309. maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA,
2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?