Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/19784 K.2014/708
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların bilinçli taksirle yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından dolayı verilen ceza kararının temyizinde ortaya çıktı; mahkeme, bu suçlamaların kanıtlarla doğrulandığını, ancak sanığın adli sicil kaydındaki tekerrür ilamının hatalı uygulandığını tespit ederek, ilgili yanılgıyı düzeltmeyi ve kararın geri bırakılıp bırakılmayacağını yeniden değerlendirmeyi kararlaştırdı. Mahkeme, temyiz edilen kararın düzeltilmesi için dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine hükmederek, sanıkların suçlamalarına ilişkin kararını bozdu ve yeni bir yargılamaya başlama kararı aldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Bilinçli taksirle yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, suç delillerini yok etme, değiştirme veya gizleme
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde; Sanığa yükletilen taksirle yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın tekerrüre esas olmamasına karşın tekerrür hükümlerinin uygulanması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası teblinameye aykırı olarak, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkraların hükümlerden çıkartılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Bilinçli taksirle yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, suç delillerini yok etme, değiştirme veya gizleme
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde; Sanığa yükletilen taksirle yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın tekerrüre esas olmamasına karşın tekerrür hükümlerinin uygulanması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası teblinameye aykırı olarak, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkraların hükümlerden çıkartılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.