Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/6422 K.2013/21352
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurunun temyiz edilmesi istenen 2021 tarihli tehdit ve hakaret hükmü, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2009 kararına dayanarak “mahsup zarar” tasnifi kapsamında incelenip, sanığın zararının somut olarak ölçülememesi nedeniyle kararın bozulduğu ve 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle dosyanın esas mahkemeye gönderildiği hâlinde reddedilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11- 250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut (maddi) zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “müştekinin zararının karşılanmasının söz konusu olmadığı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11- 250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut (maddi) zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “müştekinin zararının karşılanmasının söz konusu olmadığı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.