Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/3977 K.2013/23180
Özet: (1) Sanık …’in evinin önünde iki ayrı tarihte silahla havaya ateş ederek korkutma ve tehdit suçlarından hüküm giyilmesi; (2) Mahkeme, sanığın bu eylemlerini “genel güvenliği kasten tehlikeye sokma” suçu kapsamında değerlendirerek beraat yerine mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık ...'e yükletilen genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerde eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden ileri sürülen başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanık ...'in, aralarında adam öldürme olayı nedeniyle husumet bulunan katılanların evinin önünde sekiz gün ara ile iki ayrı tarihte korkutmak maksadıyla ruhsatlı tabancası ile havaya ateş ettiğinin ve boş kovanların da mağdurların evinin önünde bulunduğunun iddia edilmesi ve Mahkemece de, sanığın bu eylemleri gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, eylemlerin TCK'nın 44. maddesi delaleti ile aynı Kanunun 106/2-a maddesinde düzenlenen zincirleme biçimde silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında “sanıkla mağdurların birbirlerini görmedikleri ve mağdurlara silahın korkutucu gücünden yararlanarak tehdit sözü söylenmediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Kabule göre de;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ..., ..., ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık ...'e yükletilen genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerde eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden ileri sürülen başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanık ...'in, aralarında adam öldürme olayı nedeniyle husumet bulunan katılanların evinin önünde sekiz gün ara ile iki ayrı tarihte korkutmak maksadıyla ruhsatlı tabancası ile havaya ateş ettiğinin ve boş kovanların da mağdurların evinin önünde bulunduğunun iddia edilmesi ve Mahkemece de, sanığın bu eylemleri gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, eylemlerin TCK'nın 44. maddesi delaleti ile aynı Kanunun 106/2-a maddesinde düzenlenen zincirleme biçimde silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında “sanıkla mağdurların birbirlerini görmedikleri ve mağdurlara silahın korkutucu gücünden yararlanarak tehdit sözü söylenmediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Kabule göre de;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ..., ..., ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.