Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/35318 K.2013/4923
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın tehdit suçundan verilen 5 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 58/2‑b maddesi gereğince üç yıl geçtikten sonra işlenen ikinci suç nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulup tutulmayacağı konusundadır. (2) Mahkeme, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için cezanın infaz edilmesine gerek olmadığını ve 3‑yıl süresinin geçmediğini belirterek, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar vermemiştir.
Tehdit suçundan sanık ...'in 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2. cümlesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, BOLU 2. SULH CEZA MAHKEMESİ'nin 24.11.2011 tarih ve 2011/311 esas, 2011/294 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2012 gün ve 257515 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında verilen 5 ay hapis cezasının, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/151 esas, 2000/65 sayılı kararı ile verilen ve 28/09/2000 tarihinde kesinleşen 21/01/2006 infaz tarihli 3 yıl 4 ay 25 gün ağır hapis ve 2 yıl 6 ay ağır hapis cezaları olduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesindeki "Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezasının infaz tarihi ile sonraki suçun işlendiği 04/04/2011 tarihi arasında 3 yıllık sürenin geçtiği gözetilmeksizin, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yönelik karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık ... hakkında, tehdit suçundan açılan kamu davasında, Bolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/11/2011 tarihli kararı ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2000 tarihli ve 1996/151 esas, 2000/65 sayılı kararı tekerrüre esas olduğundan, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında tekerrür hükmüne yönelik olarak Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Mahkemece mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına esas alınan ilamın, tekerrür şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III-Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK'nın "suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58. maddesi;
"(i) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz...
(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir..." şeklindedir.
Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 gün ve 57-74 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Bu düzenlemelere göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak yasa koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi koşulunu aramadığı halde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacak, bu süreler cezanın infaz tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2000 tarihli ve 1996/151 esas, 2000/65 sayılı kararı ile reşit olan mağdureyi evlenme amacıyla kaçırma ve ırza geçme suçlarına iştirak suçlarından içtimalı olarak hükmolunan 5 yıl 10 ay 25 gün hapis cezasına ilişkin olduğu, bu cezanın, 21/01/2006 tarihinde infaz edildiği anlaşılmaktadır. İnceleme konusu dosyadaki suç 04/04/2011 tarihinde işlenmiştir. Bu tarih itibariyle TCK'nın 58/2-a maddesinde öngörülen ve infaz tarihi üzerinden işlemeye başlayan 5 yıllık süre geçmiş olduğundan, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Tehdit suçundan sanık ... hakkında, BOLU 2. SULH CEZA MAHKEMESİ'nin 24.11.2011 tarih ve 2011/311 esas, 2011/294 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında verilen 5 ay hapis cezasının, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/151 esas, 2000/65 sayılı kararı ile verilen ve 28/09/2000 tarihinde kesinleşen 21/01/2006 infaz tarihli 3 yıl 4 ay 25 gün ağır hapis ve 2 yıl 6 ay ağır hapis cezaları olduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesindeki "Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezasının infaz tarihi ile sonraki suçun işlendiği 04/04/2011 tarihi arasında 3 yıllık sürenin geçtiği gözetilmeksizin, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yönelik karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık ... hakkında, tehdit suçundan açılan kamu davasında, Bolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/11/2011 tarihli kararı ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2000 tarihli ve 1996/151 esas, 2000/65 sayılı kararı tekerrüre esas olduğundan, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında tekerrür hükmüne yönelik olarak Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Mahkemece mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına esas alınan ilamın, tekerrür şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III-Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK'nın "suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58. maddesi;
"(i) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz...
(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir..." şeklindedir.
Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 gün ve 57-74 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Bu düzenlemelere göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak yasa koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi koşulunu aramadığı halde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacak, bu süreler cezanın infaz tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2000 tarihli ve 1996/151 esas, 2000/65 sayılı kararı ile reşit olan mağdureyi evlenme amacıyla kaçırma ve ırza geçme suçlarına iştirak suçlarından içtimalı olarak hükmolunan 5 yıl 10 ay 25 gün hapis cezasına ilişkin olduğu, bu cezanın, 21/01/2006 tarihinde infaz edildiği anlaşılmaktadır. İnceleme konusu dosyadaki suç 04/04/2011 tarihinde işlenmiştir. Bu tarih itibariyle TCK'nın 58/2-a maddesinde öngörülen ve infaz tarihi üzerinden işlemeye başlayan 5 yıllık süre geçmiş olduğundan, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Tehdit suçundan sanık ... hakkında, BOLU 2. SULH CEZA MAHKEMESİ'nin 24.11.2011 tarih ve 2011/311 esas, 2011/294 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.