Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/32740 K.2013/3522
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat ve mahkumiyet kararlarının temyizinde ortaya çıktı; Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, ilgili hükümlerin geçerliliğini onayladı ve sanıkların beraat veya mahkumiyet kararlarını sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık ... hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına kararlarının gerekçesine yönelik bulunmayan temyizde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, katılan sanık ... müdafiinin tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan sanık ... müdafinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3- Sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) İddianame anlatımında, sanık ...’ın oğlu olan sanık ...’nin kapıyı açmaması üzerine kırarak eve girdiğinin belirtilmesi ve mahkemece de bu şekilde kabul edilmiş olması karşısında, eyleminin TCK’nın 116. maddenin 4. fıkrasına uyup uymadığı tartışılmadan aynı maddenin 1. fıkrası ile hüküm kurulması,
b) TCK'nın 86/2. madde ve fıkrasında seçenekli ceza öngörülmesi karşısında, sanıklar hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerde temel cezaların hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının açıklanmaması,
c) Sanık ... hakkında her iki suç yönünden temel cezaların alt sınırdan belirlenmesine karşın, TCK'nın 51/3. maddesi gereğince denetim sürelerinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanması,
d) Sabıkasız olan sanıklara yükletilen yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarında, dosyaya yansıyan maddi (somut) nitelikte bir zararın oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyecekleri konusunda bir değerlendirme yapılmadan, “zararın karşılandığı sabit olmadığından” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık ... hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına kararlarının gerekçesine yönelik bulunmayan temyizde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, katılan sanık ... müdafiinin tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan sanık ... müdafinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3- Sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) İddianame anlatımında, sanık ...’ın oğlu olan sanık ...’nin kapıyı açmaması üzerine kırarak eve girdiğinin belirtilmesi ve mahkemece de bu şekilde kabul edilmiş olması karşısında, eyleminin TCK’nın 116. maddenin 4. fıkrasına uyup uymadığı tartışılmadan aynı maddenin 1. fıkrası ile hüküm kurulması,
b) TCK'nın 86/2. madde ve fıkrasında seçenekli ceza öngörülmesi karşısında, sanıklar hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerde temel cezaların hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının açıklanmaması,
c) Sanık ... hakkında her iki suç yönünden temel cezaların alt sınırdan belirlenmesine karşın, TCK'nın 51/3. maddesi gereğince denetim sürelerinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanması,
d) Sabıkasız olan sanıklara yükletilen yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarında, dosyaya yansıyan maddi (somut) nitelikte bir zararın oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyecekleri konusunda bir değerlendirme yapılmadan, “zararın karşılandığı sabit olmadığından” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.