Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/29621 K.2013/1276
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 2013‑01‑23 tarihli kararla, 2008 yılında yürürlüğe giren CMK değişikliklerine ve TCK 7/2 maddesine uygun olarak, sanığın “huzur ve sükununu bozma” eylemlerinin özel kastı ve cezanın geri bırakılması gerekliğinin tartışılmamasını kabul ederek, 2013‑01‑23 tarihli kararda hükmün bozulmasına karar verip, dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın üst katında oturan sanığın ev içinde gürültü yapma ve eşyaların tozunu balkondan aşağıya silkeleme gibi eylemlerinde “sırf huzur ve sükunu bozma” özel kastının ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan hüküm kurulması,
2- Mahkemenin kabulüne göre de;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan CMK'nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 2. fıkrası ile de CMK'.nın 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istediği gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın üst katında oturan sanığın ev içinde gürültü yapma ve eşyaların tozunu balkondan aşağıya silkeleme gibi eylemlerinde “sırf huzur ve sükunu bozma” özel kastının ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan hüküm kurulması,
2- Mahkemenin kabulüne göre de;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan CMK'nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 2. fıkrası ile de CMK'.nın 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istediği gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.