Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/26870 K.2012/21041
Özet: Uyuşmazlık, sanığın ruhsatsız su deposu nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan yargılanması ve mahkemenin beraat kararıdır; Mahkeme, TCK 184/5 maddesi uyarınca etkin pişmanlık sebebiyle açılan davanın düşmesine karar vererek, sanığı beraat ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın, ruhsatsız olarak yaptığı su deposunun Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından 06.09.2010 tarihli belge ile ruhsatlandırılması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesi uyarınca sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan Çankaya Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "sanığın suç kastıyla hareket etmediği anlaşıldığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine" ilişkin cümlenin hükümden çıkarılarak, hüküm fıkrasına "TCK'nın 184/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlık nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine" cümlesinin eklenmesi, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın, ruhsatsız olarak yaptığı su deposunun Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından 06.09.2010 tarihli belge ile ruhsatlandırılması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesi uyarınca sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan Çankaya Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "sanığın suç kastıyla hareket etmediği anlaşıldığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine" ilişkin cümlenin hükümden çıkarılarak, hüküm fıkrasına "TCK'nın 184/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlık nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine" cümlesinin eklenmesi, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.