Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/20417 K.2012/27407
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarında mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "TCK’nın 184/5. maddesine göre ruhsata aykırı yapılan binanın ruhsatlı veya imar planına uygun hale getirilmesi halinde kamu davasının düşeceği, mahkum olunan cezanın bütün sonuçları ile ortadan kalkacağı hükmü karşısında 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 6. fıkrasındaki nedenler de olayımızda mevcut olmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Sanığın ruhsatsız inşaatının 26.07.2007 tarihli yapı tatil tutanağı ile durdurulması sonrasında, kamu davası açılmadan önce ruhsat almaksızın inşaata devam ettiğinin 01.08.2007 tarihli tutanakla tespiti karşısında; eylemin zincirleme olarak sürdüğü ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarında mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "TCK’nın 184/5. maddesine göre ruhsata aykırı yapılan binanın ruhsatlı veya imar planına uygun hale getirilmesi halinde kamu davasının düşeceği, mahkum olunan cezanın bütün sonuçları ile ortadan kalkacağı hükmü karşısında 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 6. fıkrasındaki nedenler de olayımızda mevcut olmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Sanığın ruhsatsız inşaatının 26.07.2007 tarihli yapı tatil tutanağı ile durdurulması sonrasında, kamu davası açılmadan önce ruhsat almaksızın inşaata devam ettiğinin 01.08.2007 tarihli tutanakla tespiti karşısında; eylemin zincirleme olarak sürdüğü ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.