Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/22837 K.2013/29804
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın tehdit suçu nedeniyle verilen hapis cezasının seçenek yaptırımına çevrilmesi ve mükerrer infaz rejiminin uygulanmasıyla ilgili hukuki eksiklikler; Mahkemenin sonucu: Temyiz başvurusu reddedildi, ancak karar bozuldu ve dosya esas mahkemeye gönderilerek yeniden yargılanmasına karar verildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK'nın 50/1-f. maddesine göre sanık hakkında “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya'' şeklinde tedbire çevrilebileceği belirtildiği halde, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan, hakkında tayin olunan hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesi,
2- 5275 İnfaz Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği, anılan Kanunda seçenek yaptırımlar hakkında tekerrüre ilişkin düzenlemelerin yer almadığı gözetilmeden, seçenek yaptırıma hükmolunmasına karşın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
3-Kabule göre; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun 05.07.2012 tarihinde yürülüğe giren 6352 Sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi gereğince karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürüldüğü ve anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 6 ay içerisinde zararın tamamen giderilmesi halinde cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı hükmü getirildiği anlaşıldığından, bu konuda uyarlama kararı verilip verilmediği hususu araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK'nın 50/1-f. maddesine göre sanık hakkında “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya'' şeklinde tedbire çevrilebileceği belirtildiği halde, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan, hakkında tayin olunan hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesi,
2- 5275 İnfaz Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği, anılan Kanunda seçenek yaptırımlar hakkında tekerrüre ilişkin düzenlemelerin yer almadığı gözetilmeden, seçenek yaptırıma hükmolunmasına karşın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
3-Kabule göre; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun 05.07.2012 tarihinde yürülüğe giren 6352 Sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi gereğince karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürüldüğü ve anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 6 ay içerisinde zararın tamamen giderilmesi halinde cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı hükmü getirildiği anlaşıldığından, bu konuda uyarlama kararı verilip verilmediği hususu araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.