Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/18175 K.2012/19196
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karşı temyiz başvurusu ve savunma eksiklikleri nedeniyle yargılamanın hatalı yürütülmesi iddiasıdır. (2) Mahkeme, temyiz isteğini reddederek kararını sürdürmüş, sanığı hakaret suçu için mahkum etmiş ve hükmü kesinleştirmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, sara hastası olduğunu ve olay sırasında sara nöbeti geçirdiğini, bu nedenle olanları hatırlamadığını savunması ve sunduğu sağlık kurul raporları karşısında, TCK'nın 32. maddesi uyarınca rahatsızlığı nedeniyle, işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı yönünde rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile hüküm kurulması.
2- Kabule göre de;
a- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesinde, gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın, sanığın gönüllü olup olmadığı sorulmadan ve kısa süreli olmayan hapis cezasının tedbire çevrilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, hükmolunan cezanın TCK'nın 43. maddesi ile artırılması,
c- Birden fazla kolluk görevlisine karşı alenen gerçekleştirilen eylemde koşulları bulunmasına karşın TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
d- 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların silinme koşulları da değerlendirilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, sara hastası olduğunu ve olay sırasında sara nöbeti geçirdiğini, bu nedenle olanları hatırlamadığını savunması ve sunduğu sağlık kurul raporları karşısında, TCK'nın 32. maddesi uyarınca rahatsızlığı nedeniyle, işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı yönünde rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile hüküm kurulması.
2- Kabule göre de;
a- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesinde, gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın, sanığın gönüllü olup olmadığı sorulmadan ve kısa süreli olmayan hapis cezasının tedbire çevrilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, hükmolunan cezanın TCK'nın 43. maddesi ile artırılması,
c- Birden fazla kolluk görevlisine karşı alenen gerçekleştirilen eylemde koşulları bulunmasına karşın TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
d- 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların silinme koşulları da değerlendirilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.