Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/17671 K.2013/1356
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen 27/10/2012 tarihli kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı, YCGK’nın 03.02.2009 kararına göre zarar kavramı uyarınca yargılamanın bozulmasına ve prosedürel yeriyle esas mahkemeye gönderilmesine karar verilerek bozuldu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 03.02.2009 gün ve 08/250-09/13 sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının yalnız basit bir araştırma ile belirlenebilecek maddi, somut ve belirlenebilir nitelikteki zararı kapsaması ve sanığa yükletilen başkalarının huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı maddi nitelikte bir zararın oluşmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanığın suçtan kaynaklanan, katılanın, maddi ve manevi zararını gidermediği" biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 03.02.2009 gün ve 08/250-09/13 sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının yalnız basit bir araştırma ile belirlenebilecek maddi, somut ve belirlenebilir nitelikteki zararı kapsaması ve sanığa yükletilen başkalarının huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı maddi nitelikte bir zararın oluşmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanığın suçtan kaynaklanan, katılanın, maddi ve manevi zararını gidermediği" biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.