‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/12318 K.2013/32059

Esas No: 2012/12318 · Karar No: 2013/32059 · Karar Tarihi: 12.12.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın icra takibi sırasında avukat sekreteri ve alacaklı vekiline yönelik küfürlü ifadelerle hakaret suçunu işlediği iddiası üzerine kurulmuştur; mahkeme, bu ifadelerin mağdurun onurunu rencide ettiğini kabul ederek TCK 125/3-a maddesine göre sanığı mahkum etmiştir. Mahkeme kararına karşı yapılan temyiz başvurusu, sanığın savunmasında belirtilen süre talebi ve hedefin açıkça tanımlanmamış olması gerekçesiyle reddedilerek mahkumiyet kararı bozulmamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Sanığın, hakaret suçunu alenen işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
2-Sanığın adli sicil kaydına esas mahkumiyetine konu eyleminin, 3167 sayılı Çek Kanunu'nda 6273 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle suç olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla, bu husus dikkate alınarak CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılması zorunluluğu,
3-Katılan ...'in kendi adına asaleten diğer katılanlar adına vekaleten davayı takip etmesine karşın, vekalet ücretinin tüm katılanlara ödenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Borçlu olan sanık aleyhine yapılan icra takibi nedeni ile haciz işlemi için işyerine gidildiğinde, sanığın olay yerinde olan alacaklı avukatının sekreteri katılan ... ’a hitaben “leş kargaları, Allah belanızı versin hepinizin…” diyerek küfür ettiği, dosya içeriğine uygun olarak kabul edilen olayda; Mahkemece sanığın bu sözlerinin yüzüne söylenen avukat sekreteri katılan ... ile alacaklı vekili katılan avukat ... ve alacaklı katılan ...’e karşı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; sanığın, aşamalardaki savunmasında iş ve özel hayatının olumsuz etkilenmemesi için alacaklı taraftan süre talep ettiğini, kendisinin de başkalarından olan alacağını tahsil edip borcunu ödemek istediğini, bu istekleri kabul görmeyince sitem anlamında, yapılanın insanlığa sığmadığını ifade amacı ile davaya konu sözleri söylediğini, olay yerinde olmayan katılan avukata karşı bir söylemi olmadığını savunduğu gözetildiğinde;
Hakaret suçunun oluşması için suçun manevi unsuru yönünden sanığın söylediği sözlerle mağdurun şeref, onur ve saygınlığını rencide edeceğini bilmesi ve istemesinin gerekli olduğu, sanığın ise olay yerinde olmayan katılan avukatı kastetmediğini savunmasına karşın, söylenen sözlerle avukatın da hedef alındığı şeklindeki kabul ile avukatın da mağdur kabul edilmesi yerinde değildir. Çünkü; sözlerin sekreter, alacaklı ve alacaklı vekiline karşı da söylendiği biçimde kabul edilmesi, icra memuru olan tanık ...’nın da “sözler alacaklı tarafa hitaben söylendi” yolundaki anlatımı ile çelişmektedir. Oysa tüm ilgililerin söylemleri birlikte değerlendirilmeden, sanığın, ismi geçmeyen ve açıkça belirtilmeyen avukata da hakaret ettiği kabul edilmiştir. Tarafların ifadeleri arasındaki bu farklılıklardan, hangisine hangi nedenle üstünlük tanındığı gerekçelendirilmeksizin kamu görevlisine hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/3-a maddesinden kurulan hükmün, bu nedenle de bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?