Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/6962 K.2012/16145
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, temyiz süresiyle ilgili yanlış seziniyonu düzeltme, harici hukuk kurallarına uymayan hükümü bozma ve dosyayı esas mahkemeye gönderme sonucunda, sanık …'ın temyiz kararının reddine ilişkin kararı kaldırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık ...'un yüzüne karşı verilen kısa kararda, temyiz süresinin hükmün açıklanmasından itibaren 7 ... olduğunun belirtilmesi yerine, kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 ... içinde temyiz edilebileceği belirtilerek sanığın yanıltıldığı ve Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY'nin 232/6. maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmakla temyizin süresinde olduğu kabul edilip yapılan incelemede dosya görüşüldü:
Yerel Mahkemenin sanık ...'un temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz belirtilen nedenle yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesine esas alınan önceki mahkumiyeti ile hüküm fıkrasında 58. maddeye esas alınan mahkumiyetlerin farklı olduğu gözetilmeden infazda karışıklık yaratacak şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ...'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık ...'un yüzüne karşı verilen kısa kararda, temyiz süresinin hükmün açıklanmasından itibaren 7 ... olduğunun belirtilmesi yerine, kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 ... içinde temyiz edilebileceği belirtilerek sanığın yanıltıldığı ve Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY'nin 232/6. maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmakla temyizin süresinde olduğu kabul edilip yapılan incelemede dosya görüşüldü:
Yerel Mahkemenin sanık ...'un temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz belirtilen nedenle yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesine esas alınan önceki mahkumiyeti ile hüküm fıkrasında 58. maddeye esas alınan mahkumiyetlerin farklı olduğu gözetilmeden infazda karışıklık yaratacak şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ...'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.