Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/5769 K.2013/4302
Özet: Mahkeme, söz konusu hakaret, tehdit ve yaralama suçlamalarına ilişkin kararının tebliğinin yasal sürenin başlangıcı hakkında hatalı ifade içerdiğini, gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini ve temyiz ihtiyacının yerine getirilmediğini tespit ederek, girilen kararın Beraat ve Mahkumiyet kesinliği nedeniyle ONAMI (kabul) kararını bozdurarak, karar ve tebliğ eksiklerini düzeltmek üzere dosyayı Dairemize gönderdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan ... ve katılan sanık ...'un yüzünde verilen kararda yasa yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken ‘tebliğ veya tefhimden itibaren’ başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı, gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği,
Gerekçeli kararın katılan ... ve katılan sanık ...'a, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösterir şerhi ihtiva eder şekilde, tebliğinin gerektiği,
Anlaşıldığından, katılan ... vekili, sanık ... müdafii ve sanık ...'nin tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, ve dosyanın, tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklenmek ve ek tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan ... ve katılan sanık ...'un yüzünde verilen kararda yasa yolu başvuru süresinin gerekçeli kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken ‘tebliğ veya tefhimden itibaren’ başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı, gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği,
Gerekçeli kararın katılan ... ve katılan sanık ...'a, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösterir şerhi ihtiva eder şekilde, tebliğinin gerektiği,
Anlaşıldığından, katılan ... vekili, sanık ... müdafii ve sanık ...'nin tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, ve dosyanın, tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçeleri de eklenmek ve ek tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.