Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/5398 K.2013/13592
Özet: Uyuşmazlık konusu, Arzu Candan’a yönelik tehdit ve hakaret eylemleri ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarıdır; Mahkeme, sanıkların tehdit suçundan beraat hükümlerini onaylayarak, diğer suçlardan mahkumiyet kararlarını kabul etmiş ve temyiz davasını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında Arzu Candan'a yönelik tehdit eylemi nedeniyle kamu davası açılmasına karşın, herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilebileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:
1-... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde,
Niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar ... ve .... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
a-Sanık ...'a yükletilen hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve Hafize Koçak'a yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrrüre esas alınan sabıkaya konu 500 TL adli para cezasının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmış ise de, tekerrüre esas başkaca sabıkalarının da bulunması nedeniyle, bu hususun infazda gözetilebileceği,
b-Sanıklar .... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerinin,
Usul ve kanuna uygun olduğu,
Anlaşıldığından katılan sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
c-Sanık ... hakkında ...'a yönelik tehdit suçudan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
aa-Sanığa yönelik olarak ...'ın tehdit içerir mesajlar gönderdiği ve bu suçtan ...'ın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması ve sanık müdafiinin lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, TCK'nın 29 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaması,
bb-Sanığın, ...'a karşı zincirleme şekilde tehdit suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, tehdit suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
cc-...'a yönelik tehdit suçundan dolayı hüküm kurulurken, mahkemece sanığa TCK'nın 106/1-1. cümlesinin uygulanması ihtimali göz önüne alınarak ek savunma hakkı verilmemesine karşın, sanığın TCK'nın 106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
d-Tekerrüre esas alınan ilama konu 500 TL adli para cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesine göre kesin nitelikte olması karşısında, TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında Arzu Candan'a yönelik tehdit eylemi nedeniyle kamu davası açılmasına karşın, herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilebileceği kabul edilerek dosya görüşüldü:
1-... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde,
Niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar ... ve .... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
a-Sanık ...'a yükletilen hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve Hafize Koçak'a yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrrüre esas alınan sabıkaya konu 500 TL adli para cezasının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmış ise de, tekerrüre esas başkaca sabıkalarının da bulunması nedeniyle, bu hususun infazda gözetilebileceği,
b-Sanıklar .... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerinin,
Usul ve kanuna uygun olduğu,
Anlaşıldığından katılan sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
c-Sanık ... hakkında ...'a yönelik tehdit suçudan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
aa-Sanığa yönelik olarak ...'ın tehdit içerir mesajlar gönderdiği ve bu suçtan ...'ın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması ve sanık müdafiinin lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, TCK'nın 29 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaması,
bb-Sanığın, ...'a karşı zincirleme şekilde tehdit suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, tehdit suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
cc-...'a yönelik tehdit suçundan dolayı hüküm kurulurken, mahkemece sanığa TCK'nın 106/1-1. cümlesinin uygulanması ihtimali göz önüne alınarak ek savunma hakkı verilmemesine karşın, sanığın TCK'nın 106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
d-Tekerrüre esas alınan ilama konu 500 TL adli para cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesine göre kesin nitelikte olması karşısında, TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.