Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/3823 K.2012/18933
Özet: Uyuşmazlık, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma ve görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı sanıkların mahkumiyetidir; Ağır Ceza Mahkemesi, temyiz talebini reddederek kararını onaylamış ve 19.12.2010 tarihli yasa değişikliği nedeniyle kararın yeniden değerlendirilmesini gerektirdiği gerekçesiyle hükümünü bozup dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; hükmolunan cezaların miktarı nedeniyle duruşmalı inceleme taleplerinin CMK'nın 317, 318. maddeleri gereğince REDDİNE karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıklara yükletilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanıkların ceza infaz kurumuna cep telefonu ve sim kart soktuklarının kabul edilmesine karşın temel cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 297/1. madde ve fıkrasına göre belirlenmesi gerekirken eylem yanlış olarak nitelendirilmiş, Türk Ceza Yasasının 297/2. madde ve fıkrası uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin ileri sürdüğü temyiz iddiaları yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Görevi kötüye kullanma suçundan hükümlülük kararlarının incelenmesinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCK'nın 257/l-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen Cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; hükmolunan cezaların miktarı nedeniyle duruşmalı inceleme taleplerinin CMK'nın 317, 318. maddeleri gereğince REDDİNE karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıklara yükletilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanıkların ceza infaz kurumuna cep telefonu ve sim kart soktuklarının kabul edilmesine karşın temel cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 297/1. madde ve fıkrasına göre belirlenmesi gerekirken eylem yanlış olarak nitelendirilmiş, Türk Ceza Yasasının 297/2. madde ve fıkrası uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin ileri sürdüğü temyiz iddiaları yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Görevi kötüye kullanma suçundan hükümlülük kararlarının incelenmesinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCK'nın 257/l-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen Cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.