Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/269 K.2013/8619
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu üzerine; Mahkeme, hem hakaret hem de tehdit kararı için temyiz isteğini reddederek, kararın bozulmasına gerek olmadığını belirleyerek dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ... müdafiinin, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın aşamalardaki savunmasında, çocuğunun hastane randevusunu daha önceden kayınvalidesi olan katılana ve onunla birlikte kalan eşine bildirdiğini, olay günü kendilerine defalarca telefon açtığını ancak telefonlarına cevap vermediklerini, evlerine gidip kapı zilini ısrarla çalmasına rağmen açılmadığını beyan etmesi, katılanın kızı ...'in de, sanığın daha önceden çocuğunun randevusunu birkaç kez telefon ile kendilerine bildirdiğini doğrulaması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi de değerlendirilerek, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, suç tarihi itibariyle kesinleşmiş sabıkası bulunmayan sanığa yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte zararı olduğu açıklanarak, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, "Sanığın, katılanın oluşmuş zararlarını tazmin etmediğinden ve tazmini mümkün olmadığından” şeklindeki kanuni olmayan gerekçelerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ... müdafiinin, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın aşamalardaki savunmasında, çocuğunun hastane randevusunu daha önceden kayınvalidesi olan katılana ve onunla birlikte kalan eşine bildirdiğini, olay günü kendilerine defalarca telefon açtığını ancak telefonlarına cevap vermediklerini, evlerine gidip kapı zilini ısrarla çalmasına rağmen açılmadığını beyan etmesi, katılanın kızı ...'in de, sanığın daha önceden çocuğunun randevusunu birkaç kez telefon ile kendilerine bildirdiğini doğrulaması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi de değerlendirilerek, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının, belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamaması karşısında, suç tarihi itibariyle kesinleşmiş sabıkası bulunmayan sanığa yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte zararı olduğu açıklanarak, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, "Sanığın, katılanın oluşmuş zararlarını tazmin etmediğinden ve tazmini mümkün olmadığından” şeklindeki kanuni olmayan gerekçelerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.