Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/2410 K.2013/6139
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın apartmanda “kafana saksı atarım” gibi tehdit ifadeleri söyleyip söylemediği ve bu ifadelerin mağdur üzerinde gerçek bir korku yaratıp yaratmadığı; Mahkeme sonucu: Mahkumiyetin yerine beraat kararı verildi, kararın bozulması için dosya esas mahkemeye gönderildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması da gerekmez.
Somut olayda, sanığın, ikamet ettiği apartmanın daha önce yöneticiliğini yapan ve bu nedenle aralarında adliyeye de yansıyan uyuşmazlıklarının da bulunduğu katılana, “Bir daha bu apartmana girersen kafana saksı atarım, yüzüne kezzap atarım. Seni burada görmek istemiyorum.”şeklinde sözler söylediğinin iddia edildiği, iddia tanıklarının bu hususu doğrular ifade verdikleri, savunma tanıklarının ise, sanığın olay günü katılanla hiç karşılaşmadığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu anlatımların hangisinin hangi nedenle üstün tutulduğu karar yerinde açıklanıp, sanığın anılan sözleri söylediğinin kabulü halinde mahkumiyetine, aksi halde beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “..Sanık tarafından söylenen tehditvari sözlerin gerçekleştirildiği ortam, olaya özgü koşullar, tarafların yaşları ve ruhsal durumları göz önüne alındığında, eylemin gerçekleştirilme olasılığının bulunmadığı, dolayısıyla mağdurun iradesinin etkilenmesinin söz konusu olamayacağı, bu itibarla suça ilişkin yasal koşulların oluşmadığı” şeklindeki, yetersiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması da gerekmez.
Somut olayda, sanığın, ikamet ettiği apartmanın daha önce yöneticiliğini yapan ve bu nedenle aralarında adliyeye de yansıyan uyuşmazlıklarının da bulunduğu katılana, “Bir daha bu apartmana girersen kafana saksı atarım, yüzüne kezzap atarım. Seni burada görmek istemiyorum.”şeklinde sözler söylediğinin iddia edildiği, iddia tanıklarının bu hususu doğrular ifade verdikleri, savunma tanıklarının ise, sanığın olay günü katılanla hiç karşılaşmadığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu anlatımların hangisinin hangi nedenle üstün tutulduğu karar yerinde açıklanıp, sanığın anılan sözleri söylediğinin kabulü halinde mahkumiyetine, aksi halde beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “..Sanık tarafından söylenen tehditvari sözlerin gerçekleştirildiği ortam, olaya özgü koşullar, tarafların yaşları ve ruhsal durumları göz önüne alındığında, eylemin gerçekleştirilme olasılığının bulunmadığı, dolayısıyla mağdurun iradesinin etkilenmesinin söz konusu olamayacağı, bu itibarla suça ilişkin yasal koşulların oluşmadığı” şeklindeki, yetersiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.