Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/22334 K.2012/22063
Özet: (1) Sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı Asliye Ceza Mahkemesi'ne başvurusu ve temyiz süreci; (2) Mahkeme, sanık hakkında takdiri indirim uygulayarak hapis cezasını ertelenmiş olsa da, “kamunun uğradığı zararı eski hale getirme” gerekçesinin yasal olmadığını belirterek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek temyizi kabul edip dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini emredmiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanık hakkında mühür bozma suçundan imar kirliliğine neden olma suçunun içinde eridiğinden bahisle beraat kararı verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanması karşısında, TCK'nın 51/3. maddesi uygulanırken, denetim süresinin, gerekçe gösterilmeden, alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2)5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin, mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verildiği kanıtlanmadığından, CMK'nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek belirlenmelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında mahkemedeki tutum ve davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında takdiri indirim uygulanan ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında "kamunun uğradığı zararı, eski hale getirmek suretiyle gidermediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanık hakkında mühür bozma suçundan imar kirliliğine neden olma suçunun içinde eridiğinden bahisle beraat kararı verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanması karşısında, TCK'nın 51/3. maddesi uygulanırken, denetim süresinin, gerekçe gösterilmeden, alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2)5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin, mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verildiği kanıtlanmadığından, CMK'nın 231. maddesinin uygulama olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek belirlenmelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında mahkemedeki tutum ve davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında takdiri indirim uygulanan ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında "kamunun uğradığı zararı, eski hale getirmek suretiyle gidermediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.