Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/20888 K.2013/17033
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların tehdit, hakaret ve mala zarar verme suçlarından dolayı verilen hapis cezalarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; mahkeme, sanıkların eylemlerinin TCK 106/2-c maddesi kapsamında “birden fazla kişi ile birlikte tehdit” suçu oluşturup oluşturmadığını tartışmamıştır. Mahkeme, hatalı ceza hesaplamaları ve kanuni değişikliklerin uygulanmaması gibi eksiklikleri göz önünde bulundurarak kararını bozmuş, yeniden hüküm kurulmasını ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ...'nın hakaret ve mala zarar verme suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ...'nın tehdit suçu ile sanık ...'ın tehdit, hakaret ve mala zarar verme suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-) İddianamede, sanıkların müştekinin evinin önünden geçtikleri sırada almış oldukları alkolün etkisiyle müştekinin evinin giriş kapısına tekme vurdukları, müştekiye sinkaflı küfürler ederek ellerine aldıkları taşlarla evine zarar verdikleri ve her iki sanığın müştekiye hitaben “evini başına yıkacağız, seni öldüreceğiz“ diyerek tehdit ettiklerinin ileri sürülmesi ve mahkemece de eylemlerin bu şekilde kabul edilmesi karşısında, sanıkların tehdit eylemlerinin TCK'nın 106/2-c maddesindeki birden fazla kişi ile birlikte tehdit” suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
b-) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, TCK'nun 62. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 3 ay 10 gün yerine 3 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi,
c-) Sanık ... hakkında kurulan hükümlerde, tekerrüre esas alınan 647 sayılı kanunun 6. maddesine göre erteli mahkumiyetin 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince hüküm tarihi ile suç tarihi arasında 5 yıllık deneme süresinin geçmesi nedeniyle vaki olmamış sayılacağı gözetilmeyerek sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
d-) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanık ...'nın sabıkasının olmaması, sanık ...'ın ise adli sicil kaydında silinme koşulları gerçekleşmiş sabıkasının bulunması ve cezalarının ertelenmesi karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ...'nın hakaret ve mala zarar verme suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ...'nın tehdit suçu ile sanık ...'ın tehdit, hakaret ve mala zarar verme suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-) İddianamede, sanıkların müştekinin evinin önünden geçtikleri sırada almış oldukları alkolün etkisiyle müştekinin evinin giriş kapısına tekme vurdukları, müştekiye sinkaflı küfürler ederek ellerine aldıkları taşlarla evine zarar verdikleri ve her iki sanığın müştekiye hitaben “evini başına yıkacağız, seni öldüreceğiz“ diyerek tehdit ettiklerinin ileri sürülmesi ve mahkemece de eylemlerin bu şekilde kabul edilmesi karşısında, sanıkların tehdit eylemlerinin TCK'nın 106/2-c maddesindeki birden fazla kişi ile birlikte tehdit” suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
b-) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, TCK'nun 62. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 3 ay 10 gün yerine 3 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi,
c-) Sanık ... hakkında kurulan hükümlerde, tekerrüre esas alınan 647 sayılı kanunun 6. maddesine göre erteli mahkumiyetin 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince hüküm tarihi ile suç tarihi arasında 5 yıllık deneme süresinin geçmesi nedeniyle vaki olmamış sayılacağı gözetilmeyerek sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması,
d-) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanık ...'nın sabıkasının olmaması, sanık ...'ın ise adli sicil kaydında silinme koşulları gerçekleşmiş sabıkasının bulunması ve cezalarının ertelenmesi karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.