Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/20408 K.2011/23676
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 25.06.2008 tarihli imar kirliliği suçundan dolayı verilen adli para cezasının ödenmemesi üzerine hapis yerine kamu yararına çalıştırma tedbirine dönüştürülmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz davası isteğini reddederek kararın geçersiz olduğunu belirterek dosyanın geri gönderilmesine hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında 25.06.2008 tarih ve 325/564 sayılı kararla 5237 sayılı TCK'nun 184/1, 62, 50 maddeleri gereğince sonuç olarak 6000 TL adli para cezası verildiği, cezanın birer ay ara ile 15 takside bölündüğü, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın iki taksidi ödediği, diğer taksitleri ödemediği, Cumhuriyet Savcısının, kalan taksitlerin ödenmemesi üzerine mahkemesinden tedbirin değiştirilmesi, hapis ya da kısmen infaz kararı verilmesini talep ettiği, mahkemenin de duruşma açarak adli para cezasını 8 ay süre ile kamuya yarlı bir işte çalıştırma tedbirine dönüştürdüğü, hükmün temyiz yasa yoluna tabi olduğunu belirttiği, sanığın da bu kararı temyiz ettiği anlaşılmakla;
5237 sayılı TCK'nunun 50 maddesinde adli para cezasının kısa süreli hapis cezasına "seçenek yaptırım" olarak düzenlendiği, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 50/1-a bendi gereğince adli para cezasına dönüştürülmüş olmasının, 50/5 ve 52 maddeleri ile adli para cezasının infazına ilişkin 5275 sayılı Kanun'un 106, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 51. maddesi birlikte değerlendirildiğinde adli paranın "ceza" olma vasfını ortadan kaldırmayacağı, 50/1 maddenin (b) ila (f) bentlerinde sayılan seçenek yaptırımların ise tedbir niteliğinde olduğu, aynı maddenin 6 ve 7. fıkralarına göre infaz sürecinde ancak tedbirlerin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilebileceği ya da hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda tedbirin değiştirilebileceğinin düzenlendiği, hapis cezası yerine belirlenen adli para cezasının tedbir olmadığı ve ödenmemesi halinde nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı Kanun'un 106 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 51. maddesinde açıkça düzenlendiği gözetilmeden kesinleşmiş hükümdeki ceza kaldırılarak tedbire dönüştürüldüğü anlaşılmakla;
Kesinleşmiş bir kararın, yasaların imkân verdiği TCK'nun 7. maddesindeki düzenleme gibi durumlar dışında yeniden ele alınıp duruşma açılsa bile değiştirilmesine olanak bulunmadığı gözetilmeden verilen karar her ne kadar hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde ise de; sonuç olarak yapılan işlemin infazı ilgilendirdiği ve 5275 sayılı Kanun'un 101 maddesi gereğince itiraza tabi olmakla,
Hükümlü ...'ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında 25.06.2008 tarih ve 325/564 sayılı kararla 5237 sayılı TCK'nun 184/1, 62, 50 maddeleri gereğince sonuç olarak 6000 TL adli para cezası verildiği, cezanın birer ay ara ile 15 takside bölündüğü, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın iki taksidi ödediği, diğer taksitleri ödemediği, Cumhuriyet Savcısının, kalan taksitlerin ödenmemesi üzerine mahkemesinden tedbirin değiştirilmesi, hapis ya da kısmen infaz kararı verilmesini talep ettiği, mahkemenin de duruşma açarak adli para cezasını 8 ay süre ile kamuya yarlı bir işte çalıştırma tedbirine dönüştürdüğü, hükmün temyiz yasa yoluna tabi olduğunu belirttiği, sanığın da bu kararı temyiz ettiği anlaşılmakla;
5237 sayılı TCK'nunun 50 maddesinde adli para cezasının kısa süreli hapis cezasına "seçenek yaptırım" olarak düzenlendiği, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 50/1-a bendi gereğince adli para cezasına dönüştürülmüş olmasının, 50/5 ve 52 maddeleri ile adli para cezasının infazına ilişkin 5275 sayılı Kanun'un 106, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 51. maddesi birlikte değerlendirildiğinde adli paranın "ceza" olma vasfını ortadan kaldırmayacağı, 50/1 maddenin (b) ila (f) bentlerinde sayılan seçenek yaptırımların ise tedbir niteliğinde olduğu, aynı maddenin 6 ve 7. fıkralarına göre infaz sürecinde ancak tedbirlerin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilebileceği ya da hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda tedbirin değiştirilebileceğinin düzenlendiği, hapis cezası yerine belirlenen adli para cezasının tedbir olmadığı ve ödenmemesi halinde nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı Kanun'un 106 ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 51. maddesinde açıkça düzenlendiği gözetilmeden kesinleşmiş hükümdeki ceza kaldırılarak tedbire dönüştürüldüğü anlaşılmakla;
Kesinleşmiş bir kararın, yasaların imkân verdiği TCK'nun 7. maddesindeki düzenleme gibi durumlar dışında yeniden ele alınıp duruşma açılsa bile değiştirilmesine olanak bulunmadığı gözetilmeden verilen karar her ne kadar hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde ise de; sonuç olarak yapılan işlemin infazı ilgilendirdiği ve 5275 sayılı Kanun'un 101 maddesi gereğince itiraza tabi olmakla,
Hükümlü ...'ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.