Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/17103 K.2012/18250
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yalan tanıklık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nendenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Takdiri indirim nedeni olarak sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınıp TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına karşın adli sicil kaydında sanığın sabıkasının bulunmadığı gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulları yönünden yapılan değerlendirmede yalan tanıklık suçunda belirlenebilir bir kamu zararının bulunmaması karşısında, anılan maddenin (b) bendindeki sanığın kişiliğine ilişkin ölçüt yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendirilmeden, aynı konuda Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/12174 esas, 2008/17461 karar sayılı bozma ilamı ile bozma kararına uyulmakla bozma gereğince işlem yapma yükümlülüğü olduğu düşünülmeksizin "sanığın kişilik özellikleri nazara alınarak" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yalan tanıklık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nendenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Takdiri indirim nedeni olarak sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınıp TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına karşın adli sicil kaydında sanığın sabıkasının bulunmadığı gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulları yönünden yapılan değerlendirmede yalan tanıklık suçunda belirlenebilir bir kamu zararının bulunmaması karşısında, anılan maddenin (b) bendindeki sanığın kişiliğine ilişkin ölçüt yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendirilmeden, aynı konuda Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/12174 esas, 2008/17461 karar sayılı bozma ilamı ile bozma kararına uyulmakla bozma gereğince işlem yapma yükümlülüğü olduğu düşünülmeksizin "sanığın kişilik özellikleri nazara alınarak" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.