Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16888 K.2013/20848
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın şantaj ve kişilerin huzur‑sükununu bozma suçlarından hükümlemesiydi; mahkeme, şantaj suçunun unsurlarının kabul edilmesine rağmen kişilerin huzur‑sükununu bozma suçundan karar vermeye yer olmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığını belirledi. Mahkeme, bu kararı temyizden dolayı iptal etti ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini emrederek hükmü bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Şantaj, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının yalnız basit bir araştırma ile belirlenebilecek maddi (somut) ve belirlenebilir nitelikteki zararı kapsaması, sabıkasız olan sanığa yükletilen şantaj suçundan dolayı maddi nitelikte bir zararın oluşmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanısıyla cezasının ertelenmesi karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “maddi ve manevi zararın karşılanmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Oluşa uygun kabule göre; şantaj suçunun unsuru olarak kabul edilmesine karşın, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan karar vermeye yer olmadığına kararı yerine ceza verilmesine yer olmadığına hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Şantaj, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının yalnız basit bir araştırma ile belirlenebilecek maddi (somut) ve belirlenebilir nitelikteki zararı kapsaması, sabıkasız olan sanığa yükletilen şantaj suçundan dolayı maddi nitelikte bir zararın oluşmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanısıyla cezasının ertelenmesi karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “maddi ve manevi zararın karşılanmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Oluşa uygun kabule göre; şantaj suçunun unsuru olarak kabul edilmesine karşın, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan karar vermeye yer olmadığına kararı yerine ceza verilmesine yer olmadığına hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.