Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16786 K.2011/16181
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın görevi yaptırmamak için direnme, görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından hapis cezası alırken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesi uyarınca bu cezaların ertelenmesi durumunda yoksun bırakılacak hakların uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin; (2) Mahkeme, 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının 24.06.2011 tarihli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesiyle bozulmasını ve sanığın hapis cezalarının ertelenmesi nedeniyle 53/1 maddesinde öngörülen haklardan yoksun bırakılmasına ilişkin uygulamanın kaldırılması kararıyla, kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karsı görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1, 125/1-3-a (2 kez), 106/1-1. cümlesi ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay, 10 ay, 5 ay ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/2. maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine, aynı Kanun'un 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2011 tarihli ve 2009/339 esas, 2011/122 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 24.06.2011 gün ve 36015 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2011 gün ve 240776 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, cezaları ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 sayılı T.Ceza Yasasının 53. maddesinin 1.fıkrasında, "Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a)Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b)Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, c)Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d)Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e)Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır." 2. fıkrasında "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." 4. fıkrasında "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." Aynı Yasanın 49. maddesinin 2. fıkrasında ise "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, yukarıda belirtilen yasal hükümler gözetilmeden, mağdur ...'a karşı görevi yaptırmamak için direnme ve görevinden dolayı hakaret ile mağdur ...'e karşı tehdit ve görevinden dolayı hakaret suçlarından sırasıyla 5, 10, 5 ve 10 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilen sanığın yasada öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Mahkemenin uygulamasının hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yerinde görüldüğünden, görevi yaptırmamak için direnme, görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 7.4.2011 tarih ve 2009/339-2011/122 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince sanığın 5237 sayılı T.C. Y.'nın 53/1 maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ilişkin uygulamanın, yukarıda belirtilen dört hükümden ayrı ayrı ÇIKARILMASINA, 21.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tebliğnamede “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, cezaları ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 sayılı T.Ceza Yasasının 53. maddesinin 1.fıkrasında, "Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a)Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b)Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, c)Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d)Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e)Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır." 2. fıkrasında "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." 4. fıkrasında "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." Aynı Yasanın 49. maddesinin 2. fıkrasında ise "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, yukarıda belirtilen yasal hükümler gözetilmeden, mağdur ...'a karşı görevi yaptırmamak için direnme ve görevinden dolayı hakaret ile mağdur ...'e karşı tehdit ve görevinden dolayı hakaret suçlarından sırasıyla 5, 10, 5 ve 10 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilen sanığın yasada öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Mahkemenin uygulamasının hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yerinde görüldüğünden, görevi yaptırmamak için direnme, görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 7.4.2011 tarih ve 2009/339-2011/122 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince sanığın 5237 sayılı T.C. Y.'nın 53/1 maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ilişkin uygulamanın, yukarıda belirtilen dört hükümden ayrı ayrı ÇIKARILMASINA, 21.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.