Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/14616 K.2011/12562
Özet: Uyuşmazlık, sanığın ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak kaçak inşaat yapması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/1 maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına çarptırılmasıdır. Mahkeme, bu cezayı yalnızca sanığın inşaatı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi durumunda geri bırakmaya karar vererek, cezanın bütün sonuçlarının ortadan kalkacağını hükmüyle belirledi.
İmar kirliliğine sebep olmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde 03/12/2007 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kaçak kat vasfındaki 2. kata ruhsat alınması yada imar planına uygun hale getirilmesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2009 tarihli ve 2007/1283 esas, 2009/33 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 13.05.2011 gün ve 27775 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2011 gün ve 203573 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Sanığın inşaat ruhsatı almadan kaçak inşaat yapmak şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası verilmesini müteakip, karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde eski hale getirilmesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesinde yer alan "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla koşullu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, oysa ki sanığın eyleminde bir zararın meydana gelmediği, kaldı ki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/5. maddesinde yer alan "Kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar plânına ve ruhsatına uygun hale getirmesi hâlinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan tunu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklindeki düzenlemeye göre, kişinin kararın kesinleşmesinden sonra kaçak inşaatı ruhsata uygun hâle getirmesi durumunda cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak olması karşısında, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." 9. fıkrasında, "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir." 5237 sayılı T.C. Y.'nın 184. maddesinin 5. fıkrasında ise "Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, C.Y.Y.'nın 231/9 maddesi hükmü uyarınca yerine getirilmesi olanaksız bir koşula bağlanarak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Anılan hüküm ancak; sanığın işlediği suç nedeniyle mağdur veya kamuya verdiği ve parayla ifade edilebilen maddi zararın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabilir. Mahkemenin kabulünde belirttiği üzere ruhsata veya imar planına aykırı olarak yapılan binanın imar kirliliğine yol açması tek başına kamusal maddi zarar olarak değerlendirilemez. Bu suç nedeniyle kamunun uğradığı somut maddi zararın belirlenmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve ödenmesi gereken bu nitelikte bir maddi zarar bulunmamaktadır. 5237 sayılı T.C. Y.'nın 184/5 maddesi ise binanın imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi koşuluna bağlı özel bir etkin pişmanlık hükmü olarak düzenlenmiştir. T.C. Y.'nın 184/5 maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve C.Y.Y.'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Biri diğerinin ön koşulu sayılamayacağı gibi uygulanmasına engel de oluşturmamaktadır. Mahkemenin, 5237 sayılı T.C. Y.'nın 184/5 maddesindeki özel etkin pişmanlık hükmünü dikkate alan gerekçeyle iki ayrı kurumun uygulama koşullarını birleştirerek verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık Mehmet Küçük hakkında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 25.12.2008 gün ve 2007/565-2008/1522 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilebilecek nitelikte olduğundan, "kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde ruhsata aykırı olarak yapılan bölümün imar planına uygun hale getirilmesi veya bu bölüm hakkında ruhsat alınması koşulu ile" ibaresinin kararın (2/a) bendinden ÇIKARILMASINA, 13.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tebliğnamede “Sanığın inşaat ruhsatı almadan kaçak inşaat yapmak şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası verilmesini müteakip, karar kesinleştikten sonra 2 yıl içerisinde eski hale getirilmesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesinde yer alan "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 6. maddenin (c) bendinde belirtilen mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının derhal yerine getirilemediği hallere mahsus olmak üzere, zararın giderilmesini sağlamak amacıyla koşullu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, oysa ki sanığın eyleminde bir zararın meydana gelmediği, kaldı ki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/5. maddesinde yer alan "Kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar plânına ve ruhsatına uygun hale getirmesi hâlinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan tunu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklindeki düzenlemeye göre, kişinin kararın kesinleşmesinden sonra kaçak inşaatı ruhsata uygun hâle getirmesi durumunda cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak olması karşısında, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." 9. fıkrasında, "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir." 5237 sayılı T.C. Y.'nın 184. maddesinin 5. fıkrasında ise "Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, mahkemece sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, C.Y.Y.'nın 231/9 maddesi hükmü uyarınca yerine getirilmesi olanaksız bir koşula bağlanarak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Anılan hüküm ancak; sanığın işlediği suç nedeniyle mağdur veya kamuya verdiği ve parayla ifade edilebilen maddi zararın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabilir. Mahkemenin kabulünde belirttiği üzere ruhsata veya imar planına aykırı olarak yapılan binanın imar kirliliğine yol açması tek başına kamusal maddi zarar olarak değerlendirilemez. Bu suç nedeniyle kamunun uğradığı somut maddi zararın belirlenmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve ödenmesi gereken bu nitelikte bir maddi zarar bulunmamaktadır. 5237 sayılı T.C. Y.'nın 184/5 maddesi ise binanın imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi koşuluna bağlı özel bir etkin pişmanlık hükmü olarak düzenlenmiştir. T.C. Y.'nın 184/5 maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve C.Y.Y.'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Biri diğerinin ön koşulu sayılamayacağı gibi uygulanmasına engel de oluşturmamaktadır. Mahkemenin, 5237 sayılı T.C. Y.'nın 184/5 maddesindeki özel etkin pişmanlık hükmünü dikkate alan gerekçeyle iki ayrı kurumun uygulama koşullarını birleştirerek verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık Mehmet Küçük hakkında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 25.12.2008 gün ve 2007/565-2008/1522 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilebilecek nitelikte olduğundan, "kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde ruhsata aykırı olarak yapılan bölümün imar planına uygun hale getirilmesi veya bu bölüm hakkında ruhsat alınması koşulu ile" ibaresinin kararın (2/a) bendinden ÇIKARILMASINA, 13.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.