Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13950 K.2011/21249
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan hükümlülük kararı ve bu kararın temyizinde hukuki değişikliklerin sanık lehine uygulanıp uygulanmadığı konusundadır. Mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini bulmadan işin esasına geçerek, sanığın lehine yapılan uyarlamaları kabul etmemiş ve hükümlülüğün bozulmasını, yargılamanın yeniden başlatılmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevde yetkiyi kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 19.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 SY. 1. maddesiyle TCY 257/1-2 madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, sanık lehine olan uygulamanın saptanmasının suçun unsurlarını da ilgilendirmesi karşısında, bu hususta duruşma açılıp karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinde uyarlama kararı verilmesi,
2- Kabule göre de “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunu şikayete bağlı olmaksızın 2 yıla kadar hükümlülükleri de kapsamına alacak şekilde genişleten, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 SY ile değişik CYY 231/5 maddesi, verilen cezanın 2 yıldan fazla olması nedeniyle 23.5.2006 tarihli hükümlülüğe uygulanamayacağından yüksek Dairemizce davanın esasına girilip onanmış bu suretle kesinleşmiş ise de, kesinleşme tarihinden sonra değiştirilen yeni Ceza Yasası nedeniyle, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda değişiklikler sanık lehine kabul olunup cezanın 1 yıl 8 aya düşürülmesi nedeniyle kesinleşen kararda tartışılmayan ve tartışılması da imkansız olan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı irdelenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve hükümlü ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevde yetkiyi kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 19.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 SY. 1. maddesiyle TCY 257/1-2 madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, sanık lehine olan uygulamanın saptanmasının suçun unsurlarını da ilgilendirmesi karşısında, bu hususta duruşma açılıp karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinde uyarlama kararı verilmesi,
2- Kabule göre de “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunu şikayete bağlı olmaksızın 2 yıla kadar hükümlülükleri de kapsamına alacak şekilde genişleten, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 SY ile değişik CYY 231/5 maddesi, verilen cezanın 2 yıldan fazla olması nedeniyle 23.5.2006 tarihli hükümlülüğe uygulanamayacağından yüksek Dairemizce davanın esasına girilip onanmış bu suretle kesinleşmiş ise de, kesinleşme tarihinden sonra değiştirilen yeni Ceza Yasası nedeniyle, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda değişiklikler sanık lehine kabul olunup cezanın 1 yıl 8 aya düşürülmesi nedeniyle kesinleşen kararda tartışılmayan ve tartışılması da imkansız olan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı irdelenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve hükümlü ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.