Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13359 K.2013/8353
Özet: (1) Sanık …’ın trafik polisi olan mağdurlara hakaret ve yaralama suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararı temyiz edildi. (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın savunmalarını yeterli bulmadığı için temyiz kararını onaylayarak mahkumiyet kararının bozulmasını ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini hükmedti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yaralama, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ...'a yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ...'un mahkumiyet kararlarının incelenmesinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'un, trafik polisi olan mağdurların, ...'a vurması nedeniyle polis memurlarına tepki göstererek yüklenen suçları işlediğinin kabul edilmesi karşısında;
a-Hakaret suçunun ne şekilde kamu görevlisine karşı "görevinden dolayı" yaralama suçunun ise kişinin yerine getirdiği "kamu görevi nedeniyle" işlendiği açıklanmadan, 5257 sayılı TCK'nın 125/3-a ve 86/3-c maddelerinin uygulanması,
b-Dosya kapsamından sanığın, bazı ifadelerde "sürdürürüm" bazı ifadelerde ise "süründürürüm" diyerek tehdit ettiğinin ileri sürülmesi karşısında, anlatımlar arasındaki çelişki giderilmeden, "sürdürürüm" şeklindeki sözün söylendiği kabul edilmesine karşın, bu sözün ne şekilde objektif olarak korkutuculuk özelliği taşıdığı da açıklanmadan tehdit, suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
c-Sanığın yargılama sürecinde pişman olduğu gerekçe gösterilerek TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karşın, bu kez aynı husus olumsuz değerlendirilerek CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafıinin temyiz nedenleri ile teblignamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yaralama, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ...'a yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ...'un mahkumiyet kararlarının incelenmesinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'un, trafik polisi olan mağdurların, ...'a vurması nedeniyle polis memurlarına tepki göstererek yüklenen suçları işlediğinin kabul edilmesi karşısında;
a-Hakaret suçunun ne şekilde kamu görevlisine karşı "görevinden dolayı" yaralama suçunun ise kişinin yerine getirdiği "kamu görevi nedeniyle" işlendiği açıklanmadan, 5257 sayılı TCK'nın 125/3-a ve 86/3-c maddelerinin uygulanması,
b-Dosya kapsamından sanığın, bazı ifadelerde "sürdürürüm" bazı ifadelerde ise "süründürürüm" diyerek tehdit ettiğinin ileri sürülmesi karşısında, anlatımlar arasındaki çelişki giderilmeden, "sürdürürüm" şeklindeki sözün söylendiği kabul edilmesine karşın, bu sözün ne şekilde objektif olarak korkutuculuk özelliği taşıdığı da açıklanmadan tehdit, suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
c-Sanığın yargılama sürecinde pişman olduğu gerekçe gösterilerek TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karşın, bu kez aynı husus olumsuz değerlendirilerek CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafıinin temyiz nedenleri ile teblignamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.