Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/1039 K.2011/6886
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hakaret ve tehdit suçlarından dolayı verilen hükümlerin temyiz edilmesiydir; mahkeme, hem hakaret hem de tehdit kararlarının temyiz edilemez olduğunu belirterek temyiz isteğini reddetti. Sonuç olarak, mahkeme kararının bozulmasına karar vererek dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Dosyada mevcut 11.07.2008 tarihli adli sicil kaydındaki askeri mahkemece verilen cezaya ilişkin ilamdaki suç ve karar tarihinin temyize konu suç tarihinden sonra olması karşısında; 5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın tehdit eyleminden dolayı katılanın ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan "sanığın, mağdurun manevi zararlarını karşılamadığı, ayrıca daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu" şeklindeki yasal ve dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Kabule göre de:
TCY.nın 53/1-c madde fıkra ve bendinde belirtilen hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar hükmedilmesi gereğine uyulmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Dosyada mevcut 11.07.2008 tarihli adli sicil kaydındaki askeri mahkemece verilen cezaya ilişkin ilamdaki suç ve karar tarihinin temyize konu suç tarihinden sonra olması karşısında; 5271 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir (somut), maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre de sanığın tehdit eyleminden dolayı katılanın ne gibi somut bir zarara uğradığı açıklanmadan "sanığın, mağdurun manevi zararlarını karşılamadığı, ayrıca daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu" şeklindeki yasal ve dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Kabule göre de:
TCY.nın 53/1-c madde fıkra ve bendinde belirtilen hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar hükmedilmesi gereğine uyulmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.