Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/7364 K.2012/13961
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hakaret ve direnme suçlarıyla ilgili verilen ceza kararı ve temyiz talepleri üzerine kurulmuştur; mahkeme, vicdani kanının yeterli olduğunu belirterek, 5237 sayılı TCK’nın uygulanmaması gerektiğini kabul etmiş ve temyiz talebini reddederek kararını onamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık ...'e yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık ...'in, Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 13.09.2006 tarih ve 577/292 sayılı ilamı ile verilen ve 09.10.2006 da kesinleşen cezası nedeni ile mükerrir olduğu, 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayacağı,
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü temyiz iddiaları yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanıklar ... ve ...'in hükümlülük kararlarının incelenmesinde ise;
a) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar ... ve ... yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
b) sanık ...'in direnme suçunu işlerken ne şekilde silah kullandığı açıklanmadan 5237 sayılı TCK.nun 265/4 fıkrası ile cezada artırım yapılması,
c) Görevi yaptırmamak İçin direnme suçunun birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirilmiş olması karşısında; hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, asaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak, aleyhe temyiz olmadığından CMUK 326 maddesi gözetilerek sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık ...'e yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık ...'in, Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 13.09.2006 tarih ve 577/292 sayılı ilamı ile verilen ve 09.10.2006 da kesinleşen cezası nedeni ile mükerrir olduğu, 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayacağı,
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü temyiz iddiaları yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanıklar ... ve ...'in hükümlülük kararlarının incelenmesinde ise;
a) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar ... ve ... yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
b) sanık ...'in direnme suçunu işlerken ne şekilde silah kullandığı açıklanmadan 5237 sayılı TCK.nun 265/4 fıkrası ile cezada artırım yapılması,
c) Görevi yaptırmamak İçin direnme suçunun birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirilmiş olması karşısında; hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, asaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak, aleyhe temyiz olmadığından CMUK 326 maddesi gözetilerek sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.