Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/5532 K.2012/5323
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan;
A) Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1- Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu.
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu.
Sanığın eylemini aynı zamanda birden fazla kolluk görevlisine karşı birlikte gerçekleştirmiş olmasına rağmen TCY'nın 43/2. maddesinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı.
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı.
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanığa yükletilen görevliye hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan eski hükümlülüğü nedeniyle koşulları oluşmasına rağmen TCY'nın 58. maddesinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmiş olması karşısında yasada yer verilmeyen şekilde cezanın infazı halinde mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra bir yıldan aşağı olmamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmesi.
Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnamedeki onama düşüncesine uygun olarak, sanığa verilen hapis cezasının infazı halinde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına.
B) Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı da gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan;
A) Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1- Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu.
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu.
Sanığın eylemini aynı zamanda birden fazla kolluk görevlisine karşı birlikte gerçekleştirmiş olmasına rağmen TCY'nın 43/2. maddesinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı.
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı.
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanığa yükletilen görevliye hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan eski hükümlülüğü nedeniyle koşulları oluşmasına rağmen TCY'nın 58. maddesinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmiş olması karşısında yasada yer verilmeyen şekilde cezanın infazı halinde mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra bir yıldan aşağı olmamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmesi.
Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnamedeki onama düşüncesine uygun olarak, sanığa verilen hapis cezasının infazı halinde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CYY.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına.
B) Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı da gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.