‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/4545 K.2010/3914

Esas No: 2010/4545 · Karar No: 2010/3914 · Karar Tarihi: 10.03.2010
Özet: (1) Sanığın mağdure karşı işlediği tehdit suçu ve temyiz başvurusunun geçerliliği; (2) Mahkeme, temyiz isteğini reddederek ilk derece kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Malatya Asliye 1. Ceza Mahkemesi
SUÇ (LAR): Tehdit
HÜKÜM (LER): Hükümlülük
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Ret, onama

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın mağdure ...'a karşı işlediği tehdit suçu hakkında gerekçede açıklama yapılmış ise de, hüküm kurulmadığı anlaşıldığından dava zamanaşımı içerisinde hüküm kurulabileceği kabul edIlmiştir.

1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanık ...'e yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal tanı: Tehdit eyleminin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Koşulları bulunmasına karşın 765 ... TCY.nın 81. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık ...'ın tehdit eylemine ilişkin Anayasanın 40/2, CYY.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında, temyiz süresinin ne zaman başlayacağı açıkça gösterilmediği için 17.04.2006 tarihli tebligat hukuken geçersiz ve sanık ...'ın 23.07.2009 tarihli yasa yolu başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 ... Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki ret düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?