Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/29147 K.2013/5072
Özet: Uyuşmazlık, 5320 sayılı Kanun ve CMUK kapsamında temyiz dilekçesinin süresi dışında verilmesi nedeniyle mahkumiyet kararıyla ilgiliydi; Mahkeme, temyiz isteğinin reddi gerekçelerini inceleyerek kararın bozulmasını kabul etti ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanıkların temyizlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun, sanıklara ait bahçenin etrafındaki iğde dallarını sökerek kendi tarlasına götürmesi biçimindeki eylemin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmeyeceğinin tartışılmaması,
2-Hakaretin gerçekleştiği yerin aleni olması karşısında sanık ...'ın cezasında 5237 sayılı TCK'nın 125/4. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK'nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın maddi ve manevi zararlarının karşılanmadığı" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp, aleyhe temyiz olmadığından CMUK'nın 326. maddesi gözetilerek sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanıkların temyizlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun, sanıklara ait bahçenin etrafındaki iğde dallarını sökerek kendi tarlasına götürmesi biçimindeki eylemin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmeyeceğinin tartışılmaması,
2-Hakaretin gerçekleştiği yerin aleni olması karşısında sanık ...'ın cezasında 5237 sayılı TCK'nın 125/4. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK'nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "katılanın maddi ve manevi zararlarının karşılanmadığı" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp, aleyhe temyiz olmadığından CMUK'nın 326. maddesi gözetilerek sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.