Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/27307 K.2013/8733
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hakaret ve tehdit suçlarından düşme ve mahkumiyet kararlarının temyizinde savunma hakkının ihlali ve yargılama sürecindeki eksiklikler iddialarına dayanıyor; Mahkeme, temyiz isteğinin reddini kabul ederek, düşme kararını bozup yeniden hüküm kurmak yerine, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde mevcut kararları sürdürmeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Düşme, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını vazgeçmeyi kabul edilen sanığın temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa iddianame okunmadan ve okunmuş ise tutanağa geçilirmeden sorgusu yapılarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK'nın 191/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Olayın görgü tanığı olan ... dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
a- Sanığın telefonda ve mağdurenin evinin önüne gelerek tehdit suçunu işlediği iddia edilmesine rağmen, hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b- TCK'nın 53/1-c bendindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
c- Sanığın adli sicil kaydındaki 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen ilamın silinme koşullarının oluşması ve çek defterini iade etmeme eyleminin suç olmaktan çıkarılması ve geçmişteki hali ve olay öncesi ve sonrası davranışları ile yargılama sırasındaki tutumu olumlu bulunarak hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilerek, bu doğrultuda cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, “sanığın kasıtlı suçtan mahkum edilmesi ve sabıkalı olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜM: Düşme, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını vazgeçmeyi kabul edilen sanığın temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa iddianame okunmadan ve okunmuş ise tutanağa geçilirmeden sorgusu yapılarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK'nın 191/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Olayın görgü tanığı olan ... dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
a- Sanığın telefonda ve mağdurenin evinin önüne gelerek tehdit suçunu işlediği iddia edilmesine rağmen, hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b- TCK'nın 53/1-c bendindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
c- Sanığın adli sicil kaydındaki 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen ilamın silinme koşullarının oluşması ve çek defterini iade etmeme eyleminin suç olmaktan çıkarılması ve geçmişteki hali ve olay öncesi ve sonrası davranışları ile yargılama sırasındaki tutumu olumlu bulunarak hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilerek, bu doğrultuda cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, “sanığın kasıtlı suçtan mahkum edilmesi ve sabıkalı olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.