Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/25277 K.2012/22835
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kendi taşınmazı üzerinde ruhsatsız olarak bina yaparak imar kirliliğine neden olması ve bu nedenle verilen hapis cezasının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz gerekçelerinin yerinde olduğunu kabul ederek kararını bozmak yerine dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tapu kaydına göre sanığın 16.06.2005 yılında satın aldığı anlaşılan taşınmaza ilave inşaatı 2002 yada 2003 yılında yaptığını savunması, bilirkişinin ise raporunda inşaatın yapım tarihi hakkında görüş bildirmemiş olması karşısında; davaya konu yerin belediye sınırları içinde ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı araştırılarak, gerekirse taşınmaza komşu olanlar dinlenip, yapım tarihinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Nüfus kaydına göre 1932 doğumlu olup suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3-Sanığa yüklenen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "yapıyı eski haline getirmeyerek zarar giderme koşulunu yerine getirmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tapu kaydına göre sanığın 16.06.2005 yılında satın aldığı anlaşılan taşınmaza ilave inşaatı 2002 yada 2003 yılında yaptığını savunması, bilirkişinin ise raporunda inşaatın yapım tarihi hakkında görüş bildirmemiş olması karşısında; davaya konu yerin belediye sınırları içinde ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı araştırılarak, gerekirse taşınmaza komşu olanlar dinlenip, yapım tarihinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Nüfus kaydına göre 1932 doğumlu olup suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3-Sanığa yüklenen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "yapıyı eski haline getirmeyerek zarar giderme koşulunu yerine getirmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.