Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/24011 K.2012/5055
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, imar kirliliğine neden olmak suçlamasından itibaren dosya görüşülerek, CMK 231/6‑c ve TCK 184/5. maddelerinin uygulanamazlığını belirterek, sanığın mülkiyetine ait ruhsatsız bina yapısının kamu zararı yaratmadığını tespit etmiştir; bu nedenle kararın “bozulması”na ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK'nun 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın kendisine ait hisseli taşınmaza ruhsatsız olarak bina niteliğinde yapı yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından üçüncü kişilere ödenmesi gereken somut, maddi bir kamu zararı bulunmaması karşısında; TCK'nun 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "koşulları oluşmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK'nun 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın kendisine ait hisseli taşınmaza ruhsatsız olarak bina niteliğinde yapı yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından üçüncü kişilere ödenmesi gereken somut, maddi bir kamu zararı bulunmaması karşısında; TCK'nun 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "koşulları oluşmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.