Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/21116 K.2012/14979
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın yalan tanıklık suçlamasıyla ilgili olarak mahkeme kararı ve temyiz başvurusu üzerine; (2) Mahkeme, sanığın “bildiğini gizlediği” gerekçesiyle verilen hükmü bozarak dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yalan tanıklık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, İbrahim Aslan isimli kişi hakkında mağdur Ahmet Eroğlu'nu yaraladığı iddiası ile ilgili olarak yapılan soruşturma sırasında C. Savcılığında tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde, taraflar arasındaki kavga olayını görmediğini ancak mağdurun yaralı bir şekilde kendisinin işlettiği berber dükkanına gelerek yüzünü yıkadığını ileri sürmesi aynı olayın yargılaması sırasında ilk ifadesiyle uyumlu şekilde kavga olayı ile ilgili bilgi ve görgüsünün olmadığını belirtmesi karşısında, yaralama suçunun mağdurun adli raporu, bizzat kavga olayını gören tanıkların beyanları ile kanıtlanıp kanıtlanmadığı üzerinde durulup, ilk aşamadan itibaren doğrudan olayın oluşuna ilişkin bilgisi bulunmadığı anlaşılan sanığın ilk ifadesinin yaralanmanın kanıtlanmasına ne şekilde etki ettiği açıklanıp tartışılmadan sanığın "bildiğini gizlediği" kabul edilerek yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanığın kişiliği ve yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı olumlu değerlendirilerek hükmolunan hapis cezası TCY'nın 50/1-a maddesindeki seçenek yaptırıma çevrilmesine karşın aynı ölçütlerin olumsuzluğundan söz edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilerek çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yalan tanıklık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, İbrahim Aslan isimli kişi hakkında mağdur Ahmet Eroğlu'nu yaraladığı iddiası ile ilgili olarak yapılan soruşturma sırasında C. Savcılığında tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde, taraflar arasındaki kavga olayını görmediğini ancak mağdurun yaralı bir şekilde kendisinin işlettiği berber dükkanına gelerek yüzünü yıkadığını ileri sürmesi aynı olayın yargılaması sırasında ilk ifadesiyle uyumlu şekilde kavga olayı ile ilgili bilgi ve görgüsünün olmadığını belirtmesi karşısında, yaralama suçunun mağdurun adli raporu, bizzat kavga olayını gören tanıkların beyanları ile kanıtlanıp kanıtlanmadığı üzerinde durulup, ilk aşamadan itibaren doğrudan olayın oluşuna ilişkin bilgisi bulunmadığı anlaşılan sanığın ilk ifadesinin yaralanmanın kanıtlanmasına ne şekilde etki ettiği açıklanıp tartışılmadan sanığın "bildiğini gizlediği" kabul edilerek yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanığın kişiliği ve yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı olumlu değerlendirilerek hükmolunan hapis cezası TCY'nın 50/1-a maddesindeki seçenek yaptırıma çevrilmesine karşın aynı ölçütlerin olumsuzluğundan söz edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilerek çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.