Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/19506 K.2010/20144
Özet: Karar, tecavüz suçu nedeniyle verilen hürriyet bağlayıcı cezanın yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına ve temyiz açıldığı dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini öngörür.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İşlendiği sabit görülen tehdit suçu nedeniyle katılanın maddi zararının oluşması mümkün olmadığına göre, CMK’nun 231/6. maddesi uyarınca, daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı ceza “sabıkasız olması, ertelendiği takdirde bir daha suç işlemeyeceği yönüne kanaat edilmesine rağmen, “mağdurun psikolojisinin bozulmuş olması, uygulamanın mahkemenin takdirine bağlı olması” gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Üst C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İşlendiği sabit görülen tehdit suçu nedeniyle katılanın maddi zararının oluşması mümkün olmadığına göre, CMK’nun 231/6. maddesi uyarınca, daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı ceza “sabıkasız olması, ertelendiği takdirde bir daha suç işlemeyeceği yönüne kanaat edilmesine rağmen, “mağdurun psikolojisinin bozulmuş olması, uygulamanın mahkemenin takdirine bağlı olması” gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Üst C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.