‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/16662 K.2012/31832

Esas No: 2010/16662 · Karar No: 2012/31832 · Karar Tarihi: 25.12.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusunun kabul edilip edilmediği konusudur. (2) Mahkeme, temyiz isteğini reddederek mevcut mahkumiyeti onaylamış ve kararın bozulmasına gerek olmadığını belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Katılan ... ve tanık Nessüb Dadük'ün katılanın evinin önünde tehdit içerikli sözleri söylediği sırada sanığın elinde silah bulunduğunu iddia etmeleri karşısında, eylemin TCK'nın 106. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine uyabileceği, anılan maddeye ilişkin kanıtları takdir ve değerlendirme görevinin, Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK'nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.

Mahkemece, sanığa yükletilen tehdit suçunda, katılanın somut olarak uğradığı bir zararın bulunmaması ve sanığın adli sicil kaydındaki kasıtlı suçtan sabıkalarının silinme koşulları gerçekleşmesine karşın "mağdurun uğradığı zarar sanık tarafından aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tanzim suretiyle giderilmediği, sanığın kasıtlı bir suçtan dolayı sabıka kaydının olduğu" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?