Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/14557 K.2012/21398
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, imar kirliliğine neden olma suçundaki hükmü 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle bozmuş ve dosyayı esas mahkemeye göndererek kararını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCK'nın 184. maddesinin "üçüncü fıkra hariç bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır." hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanmaması nedeniyle suça konu yapının özel imar rejimine tabi yerlerde veya belediye mücavir alanında kalıp kalmadığının kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; Sabıkasız olan ve pişmanlığı dikkate alınarak cezası ertelenen sanık hakkında kendi arsasına bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken yeterli ve yasal gerekçeden yoksun olarak karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCK'nın 184. maddesinin "üçüncü fıkra hariç bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır." hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanmaması nedeniyle suça konu yapının özel imar rejimine tabi yerlerde veya belediye mücavir alanında kalıp kalmadığının kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; Sabıkasız olan ve pişmanlığı dikkate alınarak cezası ertelenen sanık hakkında kendi arsasına bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken yeterli ve yasal gerekçeden yoksun olarak karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.