‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/1185 K.2010/1916

Esas No: 2010/1185 · Karar No: 2010/1916 · Karar Tarihi: 10.02.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mahkeme tarafından “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararıyla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/12 ve 231/11 maddeleri uyarınca itirazının kabul edilip edilmeyeceği konusudur. (2) Mahkeme, itirazın yalnızca “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının hukuka uygunluğunu inceleme yetkisi olduğunu belirterek, sanığın cezai hüküm ve türü üzerinde geniş kapsamlı denetim yapma hakkını reddederek, itirazı kabul etmemiştir.
M**kçesi ile itiraz edilmiş bulunması karşısında, sanık hakkında uygulanan 5271 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanunla değişik 23 1/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tabi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince sanığın denetimli serbestlik süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, mahkemenin geri bıraktığı hükmü açıklaması üzerine kanun yoluna tabi olması gerektiği cihetle, itirazın sadece hükmün geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde” denilmektedir.

Gereği görüşüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 12. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” 267. maddesinde “Hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” 271. maddesinin 1. fıkrasında “Kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir.” 2. fıkrasında “itiraz yerinde görülürse, merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.” 4. fıkrasında ise “Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları, kesindir;……… “ hükümleri yer almaktadır.

Yasa yararına bozma konusunda bir karar verilebilmesi için itiraz merciinin yetkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. ....’nun 3.2.2009 tarih ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere itiraz merciinin yetkisi, önüne getirilen ve incelenmesi istenilen itiraz konusu ile sınırlıdır. İncelenen dosyada, ... Cumhuriyet Başsavcılığının, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkumiyet hükmünde, sanığa verilen cezanın yasaya aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yasa yoluna başvurduğu görülmektedir. Hükmedilen cezanın tür ve miktarındaki hukuka aykırı uygulama, sanık tarafından denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi durumunda, C.Y.Y.’nın 231/11 maddesi uyarınca mahkeme tarafından açıklanacak hükmün tabi olduğu yasa yolu incelemesi sırasında denetlenebilecektir. Somut olayda, itiraz merciince incelenecek husus, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuka uygun olup olmadığıdır. Bu nedenle itiraz merciinin yetkisi, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 231/6 maddesinde üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığını denetlemekten öteye geçemeyecektir.

Eylemin, sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği veya suç oluşturup oluşturmadığı, hükmedilen cezanın tür ve miktarının ya da nitelendirmenin isabetli olup olmadığı ve benzeri konulardaki hukuka uygunluk denetiminin itiraz yasa yoluyla yapılması olanaklı değildir. Yasa koyucunun amacının da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yetki aşımına yol açacak nitelikte geniş kapsamlı bir incelemeye tabi tutulması olmadığı açıktır. Yapılan açıklamalara göre, itiraz merciinin işin esasına girip sanık hakkında hükmedilen cezanın tür ve miktarı yönünden hukuki denetim yaparak verdiği itirazın kabulüne ilişkin kararının, hukuka uygun olmadığı açıktır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesince itiraz üzerine kesin nitelikte verilen 13.7.2009 gün ve 2009/209 D.... sayılı kararın, C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 10.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?