‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/11279 K.2010/10764

Esas No: 2010/11279 · Karar No: 2010/10764 · Karar Tarihi: 02.06.2010
Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Akhisar Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/403 esas, 2008/504 sayılı kararını müteakip, Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2009 tarihli ve 2008/593 esas, 2009/341 sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliğine karar vermesi üzerine ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince verilen, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin anılan görevsizlik kararının kaldırılmasına dair 04.08.2009 tarihli ve 2009/441 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 31.01.2010 gün ve 5520 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2010 gün ve 23286 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirmesini yapma görev ve yetkisinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini müteakip, olumsuz görev uyuşmazlığını giderme konusunda inceleme yetkisine sahip olan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu dikkate alınmaksızın, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin görevi dışında kalan suça ilişkin değerlendirme yapmasını gerektirecek biçimde, görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
T.C.Anayasasının 142. maddesinde " Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 3/1 maddesinde, "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir"; 4/1 maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir 6 ncı madde hükmü saklıdır"; 5/1 maddesinde, "İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir"; 5235 sayılı Yasanın 1. maddesinde, "Bu kanun, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenler"; 10. maddesinde, "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması, sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir"; 11. maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır." hükümleri yer almaktadır.
Görev konusu, ceza yargılama hukuku kapsamında kaldığından, mahkemelerin görevli olup olmadıkları; a)işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan göreve ilişkin yasal mevzuat dikkate alınarak, b)iddianamede anlatılan fiile (eyleme) göre belirlenmelidir.
İncelenen dosyadan, sanık hakkında silahla yaralamaya kalkışma suçundan 09.07.2008 tarihinde kamu davası açıldığı, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, eylemin silahla tehdit suçunu oluşturabileceği ve kanıtların üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesince tartışılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiği; Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ise, görevsizlik kararının gerekçesini Sulh Ceza Mahkemesinin mağdur ve tanıkları dinlemeden yalnızca sanığın savunmasını dikkate alarak karar vermesine ve eylemin oluş biçimini iddianamedeki anlatımına dayandırdığı ve böylece iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda mağdurun yaralanması nedeniyle silahla gerçekleştirilen eylemin, hukuken tehdit mi yoksa yaralamaya kalkışma olarak mı nitelendirileceği konusunun toplanacak diğer kanıtlara göre tartışılması gerektiği açıktır. Silahla tehdit suçu için yasada öngörülen ceza miktarına göre bu suça ilişkin davaya bakma görevi Asliye Ceza Mahkemesine aittir. Sulh Ceza Mahkemesinin, iddianamede belirtilen eylemin (suçun) niteliğinin değişmesi olasılığını gözeterek verdiği görevsizlik kararı isabetlidir. Bu durumda üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesince diğer kanıtlar da toplanıp suçun sübutu ve hukuki niteliğinin tartışılması gerekmektedir. Ortak yüksek görevli Ağır Ceza Mahkemesinin herhangi bir irdeleme yapmaksızın Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin kabulünün hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, silahla yaralamaya kalkışma ( veya silahla tehdit) suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında, Akhisar 1. Asliye ve 2. Sulh Ceza Mahkemeleri arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığını, Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırarak çözen Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 4.8.2009 gün ve 2009/441 D.İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin anılan yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?